Son Yazılar

  • Marka, Markalaşma ve Patent

    Marka, Markalaşma ve Patent

    İşinizin markalaşmaya uygun bir ismi var mı, onu marka tescili ile yada halk arasında bilinen adı ile isim patenti / marka patenti ile korumak size ticari avantaj sağlar. Eğer henüz böyle bir marka oluşturmadı iseniz o zaman haydi işinize, sektörünüze ve hedeflerinize uygun bir isim bularak işe başlayalım.

    Marka ve patent işleriniz için Patent Vekili Hakan Kaya 0544 258 20 20

    Marka tescili konusunda ülkemizde yetkili kuruluş Türk Patent ve Marka Kurumudur. Markaların başvurusu, incelenmesi, yayınlanması ve belgelendirilmesi Türk Patent tarafından yapılır.

    Marka Başvuru Nasıl Yapılır

    Öncelikle başvuru yapmak istediğiniz markanın ön araştırması yapılır. Bu araştırmaya istinaden ve markanızın marka vasfı taşıyıp taşımadığının tespiti ardından ardından başvuru için hazırsınız. Markalar bir kişi veya bir kaç kişi adına kaydolabilir. Bir firma veya birden fazla firma adına, firma ve kişilerden oluşan ortaklar adına kaydolabilir. Başvuru sahibi bilgileri, marka ismi, varsa logosu ve sınıf listesi ile başvuru yapılır.

    Marka Patent başvurusu nereye yapılır?

    Türk Patent’in EPats sistemi üzerinden e-devlet şifreniz ile oturum açarak başvuru yapabilirsiniz. Yada bir patent ofisi ile anlaşarak profesyonel danışmanlık, başvuru ve takip hizmeti satın alabilirsiniz. Kendiniz yapacak iseniz öncelikle e-devlete giriş yaparak sol üstten iletişim bilgileri kısmına girerek cep telefonu numaranızı ve e-mail adresinizi doğrulayın ve güncel kullandığınız hali olduğuna emin olun.

    Kimler Marka Patent Başvurusu Yapabilir?

    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanlar kendileri veya bir patent ofisi ile başvuru yapabilirler. Türkiye’de yerleşik şirketler yetkili kişinin e-devleti ile vay patent ofisi ile patent tescil işlemlerini başlatabilirler. Yurt dışı firmalar ve yurt dışında oturanlar ise Türkiye’de başvurularını ancak yetkili bir patent firması ile yapabilirler.

    Marka Başvurusu İçin Neler Gerekli?

    Bir marka, o markaya ait varsa logo, başvuru sahibi bilgileri, markanın kullanılacağı alanlar başvuru için yeterlidir. Sınıf listesi başvuru sırasında sistemden seçilebilir yada manuel olarak eklenebilir. Logo şart değildir, düz yazı olarak da girilebilir.

    Marka Petent Sınıfları Nelerdir?

    Marka başvuruları için kullanılan uluslar arası Nice sınıflandırma listesine göre 45 adet sınıf yer almaktadır. İlk 34 sınıf üretim ile alakalı ürünler ve mallar için olup 35. sınıf satış ve mağazacılık sınıfıdır. bu sınıfa toptan, perakende, online, e-ticaret ve ihracat dahildir, 36-45 arası sınıflar ise hizmet sınıflarıdır.

    Marka Patent Başvuru Ücreti

    Marka tescili başvuruları markanızı kullanacağınız alanlara istinaden belirlenen sınıf listesine göre belirlenmiş sınıf sayısına göre değişir. Başvuru ücretine ilave olarak markanız tescillendiği zaman 10 yıllık belge ücreti ödenir. Bu belge ücreti sınıf sayısından bağımsız olarak tek ödemedir. Markanızı her 10 yılda bir bu belge ücretine benzer yenileme ücreti ödeyerek 10 yıl, 10 yıl uzatabilirsiniz.

    Marka patent başvurusunda logo gerekli mi?

    başvurunuzu düz yazıdan marka örneği oluşturarak yada logonuzu yaparak başvurabilirsiniz. Logo için profosyenel bir tasarımcıdan destek alabileceğiniz gibi benim gibi canva üzerinden gayet güzel logolar oluşturabilirsiniz. Avantajlı canva üyeliği hem logonuzu hem afişlerinizi hem de instagram ve diğer sosyal medya mecraları için görsellerinizi düzenleyebilirsiniz.

    Marka Tescili İşlem Aşamaları

    Marka tescili şu aşamalardan geçerek ilerler;

    • Marka başvurusu (online yaklaşık 15 dk.)
    • Şekli inceleme ( 1-5 hafta)
    • Marka bülteninde yayın ( 2 ay)
    • tescil kararı ve tebliği,
    • Belge ücreti ödemesi,
    • Marka tescil belgesi düzenlenmesi

    şeklinde ilerlemekte olup markanız yayında iken itiraz gelmezse yaklaşık 5-6 ay içinde tescillenebilmektedir. Markanızın bültende iken itiraz yemesi durumunda ise sizin itiraza cevap yazmanız, itirazın Türk patent tarafından değerlendirilmesi, itiraz haksız bulunursa itirazın red edilmesi ve size belge verilmesi süreci işlemi en az 5-6 ay daha uzatmaktadır. tabi ki markanızın yayınına yapılan itiraz haklı bulunursa markanız kısmı veya tamamen red edilebilmektedir.

    Marka Patenti Kaç yıllık?

    Marka tescil belge ücretini ödediğinizde 10 yıllık tescillenir ve her 10 yılda bir kullanmaya devam ettiğiniz sürece uzatabilirsiniz.

    Trendyol Marka Tescili nasıl yapılır?

    Eğer kendi markanız ile ürün satıyor iseniz Trendyol, amazon, hepsiburada, n11 ve çiçeksepeti gibi diğer online pazar yerlerinde buybox’ınıza kimse girmemesi için marka tescil belgesi ibraz etmeniz gerekir. Böylece ilgili markaya ait sınıflarda yer alan ürünlerde sadece siz ve izin verdiğiniz bayileriniz satış yapabilir.

    Amazon için marka tescili?

    Amazon için Türkiye’de yaptırdığınız marka tescilini gösterebilirsiniz. Ama Amazon Amerika için yada amazon İngiltere, Kanada, Avustralya ve diğer ülkelerde satış hacminiz yüklü olmasını planlıyorsanız bu ülkelerde de marka tescili başvurusu yaparak marka patenti almak faydanıza olur.

  • Pamukkale Belediye Başkan Adayı

    Pamukkale Belediye Başkan Adayı

    Denizli’nin iki merkez ilçesinden birisi olan ve içinde adını aldığı bir Dünya harikasını barındıran Pamukkale ilçesine Saadet Partisi Pamukkale Belediye Başkan Adayı Hakan Kaya oldu.

    Daha önce Liberal Demokrat Parti’den Denizli Milletvekili adayı ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı ile tanınan sayın Kaya, şimdi, saadet vakti diyerek seçim çalışmalarını başlattı.

    Mühendis, Patent Vekili ve mentor olan hakan kaya, yöneticilik deneyimi ile diğer belediye başkanları arasından öne çıkıyor.

  • Kitap Tanıtımı

    Kitap Tanıtımı

    Günümüz modern dünyasında bilgiye ulaşım o kadar kolaylaştı ki aynı zamanda üretilen içeriklerin de kitap

    Kitap tanıtımı

    Kitap Tanıtımı Nasıl Yapılır

    a

  • 2023 Hedefleri ve Hedefler Neden Tutmaz Değerlendirmesi

    2023 Hedefleri ve Hedefler Neden Tutmaz Değerlendirmesi

    2022 bitsin derken 2023’de almış başını gidiyor. Bakalım 2023 beklenen o güzel yıl olabilecek mi, size neler getirecek. Yeni adımlar, yeni başarılar, yeni başlangıçlar ve her şeyden öte iç huzur getirmesi dileklerimle.

    Bu sayıda,

    • Yeni yıl hedefleri belirlerken nelere dikkat etmeli,
    • Benim 2023 hedeflerim neler,
    • Yeni yıl hedeflerini anlamlandırmak için geçen yıla göz atmak ve benim 2022 hedeflerim nelerdi ne kadarı gerçekleşti,
    • Hedefler neden tutmaz. Planların başarısız olmasın 3 temel nedenindenbahsedeceğiz.

    Yeni Yıl Hedefleri Belirlerken;

    Hedefler yapılabilir parçalara dönüştürüldüğü zaman planlar diyoruz. Plan yapmak konusunda en sevdiğim söz ise Eisenhower’dan, der ki;

    Plan hiçbir şeydir, planlama her şey. planlamayı başaramıyorsanız, başarısızlığı planlıyorsunuz demektir.

    Yeni yıl hedefleri ya da sıkça karşılaştığınız şekli ile “new year resolutions” yeni yılda yapmak istediklerimiz, kendimizde gerçekleştirmek istediğimiz değişiklikler, işimizde atmak istediğimiz adımlar ve en önemlisi kazanmak istediğimiz alışkanlıkları not ettiğimiz, ilerleme kaydettiğimiz adımları belirlemek ve parçalara bölmek şeklinde takvime bağladığımız planlardır.

    Öncelikle bu hedefler ölçülebilir, yapılabilir, ne kadarı ne zaman yapılacak ve yıl sonunda nereye ulaşacak belirlemiş olmalıdır.

    Yazdığınız hedefin sonucu veya nereye geldiğinin ölçülebilir olmasını şöyle özetleyelim. Ben yıl sonuna kadar zengin olacağım hedefi ölçülebilir değildir. Zenginlik ne kadar bir paradan bahsediyoruz, yada yılsonuna zayıflayacağım da ölçüsüz. Bunun yerine bu yıl 150bin dolar kazanacağım yada 70 kiloya düşeceğim ölçülebilir bir hedeftir. Hem zaman zaman durumu ölçebileceğimiz hem de yıl sonunda sonucu ölçebileceğimiz yapıdadır.

    Diğer bir konu ise yapılabilir olmasıdır. Eğer diyete başlayacaksanız 120 kilo iken ben 70 kiloya zayıflayacağım teknik olarak yapılabilir olsa da yapılabilir değildir onun yerine 100 kiloya düşeceğim daha yapılabilir. Yada henüz yılda 10 bin dolar kazanmamışken 100bin dolar yapılabilir değildir, önce bu yıl 10bini sonra seneye 100bini hedefleyebilirsiniz. Demem o ki önce adım atmayı sonra koşmayı sonra da maratonu hedefleyin.

    Süreklilik açısından bu belirlediğiniz hedefi gerçekleştirmek için aylık, haftalık yapmanız gerekenleri ve ara hedef noktalarını belirleyin. Yılda 20 kilo hedefledi iseniz ilk aylarda hızlı kilo vereceğiniz, sonrasında yavaşlayacağını ve devam etmek için bir süre düştüğünüz kiloda kalmanız gerektiğini düşünerek hedef yapın. Ya da para için önce az kazanacağınız, kazandığınızı tekrar işe yatırarak daha fazla kazanmaya başlayacağınızı düşünmeli, ihtiyaçlarınızı ve giderlerin dönemselliğini vs düşünmeniz ve bir tabloya yazmanız 2023 hedeflerinizi daha makul yapılabilir, ölçülebilir ve adım adım ortaya çıkarılmış olur.

    Benim 2023 Hedeflerim;

    Benim yeni yıl hedefleri şunlar, peki ya sizinkiler, yorum olarak bırakın bakalım.

    • Ayda 1 kitap okuyarak, 2023’de 12 kitap okumak. (2022’de 5 adet okumuştum.)
    • Haftada 1 video çekerek 2023 yılında 52 video içerik üretmek,
    • Beslenme alışkanlıklarımı biraz daha düzenleyerek 80 kiloya zayıflama,( 2022’de 105’den 92’ye düştüm.)
    • Haftalık e-mail bültenimi düzenli yayınlayarak 2023’de 52 sayıya ulaşmak. (2022’de 6 adet yayınlamışım, ok tembellik ettim.)
    • 2 yurt içi ve 1 yurt dışı seyahat gerçekleştirmek.

    Hedeflerimin ölçülebilir, yapılabilir ve beynimin kabullenmesi için parçalara ayrılmış olduğunu görebilirsiniz. Bunlarla ilgili yıllık hedef takip takvimi hazırlıyorum, detaylandırdığım da onu da sizinle paylaşırım. Siz de yorumlara bırakacağınız kendi hedeflerinize göre düzenleyebilirsiniz.

    Hedeflerimiz Neden Başarısız Olur?

    Her yıl yeni hedefler belirliyoruz. Ama çoğunlukla da maalesef başarısız oluyor. Sebepleri ne sizce?

    • Çiğneyebileceğinden büyük lokma yemeye çalışmak. Ölçülebilir ve yapılabilir olmasından bahsetmiştik. O nedenle eğer hedefiniz yapabileceğinizden, elinizdeki kaynaklardan veya yeteneklerinizden uzakta ve büyük ise gerçekleşmesi pek mümkün değil. O nedenle durumunuza uygun, kapasiteniz ölçüsünde çiğneyebileceğiniz büyüklükte olmalı. Yada büyük hedefi parçalara ayırarak küçük lokmalar halinde yutmanızda fayda var.
    • Alışkanlıkların sizi asılması. Her hedef yeni alışkanlık geri gerektirir. Mevcut alışkanlıklar ise beyninizin yapmaya devam etmek istediği şeylerdir. Kilo vermek için daha az şekerli şey yemek, gazlı içeceklerden uzak durma alışkanlığı kazanmak gerekir. Oysa beyniniz şeker yemeye devam etmek, kolayı içmeyi sürdürmek ister. Yada online olarak para kazanmak için daha fazla okumak, daha fazla çalışmak gerektirir. Oysa beyniniz okumak yerine oynamayı, çalışmak yerine sosyal medyada gezinmeyi ister. Eğer yeni yıl hedeflerinize uygun alışkanlıklar edinemez iseniz maalesef eski alışkanlıklarınız sizi geriye çekecek ve erteleyeceksiniz.
    • Zaman yönetimi yapamamak ise bir diğer neden. Güneş hepimiz için aynı doğuyor ve gün dünyanın her yerinde 24 saat. 8 saatini uyku ve yemek gibi temel ihtiyaçlara ayırır isek geriye kalan 16 saati nasıl değerlendirdiğiniz ve ne kadarını kullandığınız çok önemli. Özellikle bir işe başladığınızda çok çalışmak (hard work), biraz ilerlediğinizde ise zekice çalışmak (smart work) önemlidir.

    Tabi ki başka sebepler de var ama temel olarak bu 3 neden genellikle hedeflerimizi gerçekleştirmekte bize alıkoyan ana maddeler.

  • KOSGEB Girişimcilik Sertifikası Aldıktan Sonra

    KOSGEB Girişimcilik Sertifikası Aldıktan Sonra

    Evet, ilk adımı tamamladınız. Online olarak verilen “geleneksel girişimcilik eğitimi” ve “ileri girişimcilik eğitimi” dersleri tamamlayıp girişimcilik sertifikasını aldınız. Peki şimdi ne yapacaksınız.

    Sıra geldi işinizi kurmaya. Zira KOSGEB doğası ve görevi gereği KOBİ”lere destek sağlamaktadır. resmi web sitesinde göreceğiniz farklı projeler için farklı destekler olmakla birlikte bu yazımızda girişimcilik desteğini irdeleyeceğiz.

    Önce kısaca KOSGEB girişimcilik desteği adımlarını yazalım, alt tarafta da adım adım açıklayalım ve ilave bilgiler vermeye çalışalım.

    • Girişimcilik Eğitimini almak (İleri girişimcilik ve geleneksel girişimcilik olmak üzere online eğitimler, e-devlet şifresi ile)
    • Sertifika almak,
    • İşinizi kurmak (şahıs, limited veya anonim şirket olabilir),
    • İşletmeniz için sicil kaydı, vergi levhası, oda kaydı gibi adımlarını tamamlamak,
    • İşletmenizi KOSGE’e e-devlet şifreniz ile girip KOBİ olarak kaydetmek,
    • Kaydınız ve beyanınız onaylandıktan sonra işletmenizin sistemde aktif olması, (2-3 gün sürebilir),
    • Girişimcilik desteği başvurusu yapmak (online olarak e-devlet şifresi ile),
    • Desteğiniz onaylandıktan sonra adım adım ödeme talep etmek (online olarak e-devlet şifresi ile),

    Şimdi gelelim bu eğitim ve sonrasında neler oluyor onlara bir göz atalım.

    1- Girişimcilik Eğitimi

    Öncelikle girişimcilik eğitimi alıyoruz. Şu anda eğitimler KOSGEB LMS sistemi üzerinden e-devlet şifreniz ile girip video dersleri takip ederek alabileceğiniz basitlikte. Dersler ayrıca akademi kısmında pdf olarak da indirilebilir. Video derslerin bazılarının sonunda mini sınavlar var ve 70 aldığınızda geçerek sonraki videolara devam edebiliyorsunuz. geçemezseniz aynı dersi tekraren izleyip tekrar sınavı alıyorsunuz.

    İki adet eğitim var,

    • Geleneksel girişimcilik eğitimi
    • İleri girişimcilik eğitimi

    tavsiyem her ikisini de almanız olur. Ortalama bir takip ile 2 hafta sonunda bitirebilirsiniz.

    daha sonra girişimcilik eğitimi sertifikanız yani katılım belgeniz oluşuyor ve onun içinde “geleneksel girişimcilik eğitimi” ve “ileri girişimcilik eğitimi” için bitirme tarihleri var. Sistemde bu sertifikaları gördüğünüz sürece sıkıntı yok, istediğiniz zaman işinizi kurup desteğe başvuru yapabilirsiniz.

    KOSGEB girişimcilik belgesi aldıktan sonra sıra geldi işinizi kurmaya.

    2- İş Kurma

    İşinizi şahıs işletmesi yada limited veya anonim şirket olarak kurabilirsiniz. İşletme adresiniz home office, sanal ofis, bir ofis, dükkan, fabrika vb. herhangi bir yerde olabilir. iş oradan yapılabiliyorsa sıkıntı yok. sadece ileri girişimci desteğinde üretim yapan firmaların doğal olarak dükkan, atölye veya fabrika gibi ilgili faaliyeti gerçekleştirmeye uygun üretim alanına sahip olması gerekli.

    Çok sorulan sorular

    KOSGEB Girişimcilik Belgesi ne kadar geçerli?

    Eski uygulamalı girişimcilik eğitimi katılım sertifikalarının süresi dolmuş olup, yeni sistemde e-devlet şifreniz ile online olarak katılıp aldığınız geleneksel girişimcilik eğitimi sertifikası ve ileri girişimcilik eğitimi katılım belgesi için belirli bir geçerlilik süresi olmayıp, e-devlet üzerinde gördüğünüz sürece geçerlidir.

    KOSGEB Girişimcilik Belgesi İçin Kaç puan Almak gerekiyor?

    Şu anda online olarak e-devlet şifreniz ile KOSGEB LMS sistemine girip alınan girişimcilik eğitimlerinde belirli video derslerin sonunda mini quiz şeklinde sınavlar olup bunlardan 70 almanız halinde bir sonraki derse geçerek sonuna kadar geldiğinizde eğitimi tamamlamış oluyorsunuz. Geçemediğiniz dersi ise o videoyu tekrar izleyip tekrar sınava girmek şeklinde geçebilirsiniz.

    KOSGEB İleri Girişimcilik Sınavı kaç bölümden oluşur?

    İleri girişimcilik eğitimi 16 ders şeklinde olup videolu anlatım derslere aynı zamanda e-akademi üzerinden pdf ders notları şeklinde de ulaşılabilir. Sınavlar belirli videoları bitirdikten sonra karşınıza çıkmakta olup, siz geçtikçe diğer video derslere devam edebilmektesiniz.

    KOSGEB’den kimler yararlanabilir 2022?

    KOSGEB desteklerinden işletmesi KOBİ statüsünde olan şahıs, limited veya anonim şirketler yararlanabilir. Sadece girişimcilik desteğinden yararlanmak için önce eğitimi tamamlayıp, sertifika alıp sonra işi kurup desteğe başvurma şeklindedir. Diğer destek kalemlerinde eğitim şartı yoktur. Durumunuza özel detaylar için ilgili destek türünün uygulama yönetmeliği esaslarına göz atabilirsiniz.

    KOSGEB Ne tür işlere destek veriyor?

    KOSGEB üretim, ticaret ve hizmet alanında faaliyet gösteren işletmelerin büyük kısmına destek sağlıyor. İşinize veya kuracağınız girişime destek olup olmadığını “KOSGEB desteklenen sektörler listesi” içerisine bakarak inceleyebilirsiniz.

    KOSGEB Eğitimi ücretli mi?

    KOSGEB girişimcilik eğitimleri online olarak e-devlet şifreniz ile girerek ücretsiz olarak alabileceğiniz yapıdadır. Hem eğitimler hem de destek başvuruları ücretsizdir. Ücret istenen işler daha çok KOSGEB dışındaki özel kişi ve firmaların KOBİ danışmanlığı, destek danışmanlığı ve proje hazırlama hizmetleri gibi işler için talep ettikleri ücretlerdir. Bunları kendiniz de uğraşıp yapabilirsiniz yada bir danışmanla da çalışabilirsiniz, size kalmış.

  • İlk Defa İş Kuracaklara Tavsiyeler

    İlk Defa İş Kuracaklara Tavsiyeler

    İş kurmak söylemesi kolay ama yapması biraz zor bir işlev. özellikle de ilk defa iş kuranlar için. Zira bir işi bilmek çoğu zaman o işi kurmak ve büyütmek için yeterli olmayabiliyor. Zira üretim, sunum, satış, ödeme alma, finansman ve muhasebe, eleman yönetimi, markalaşma, planlama, resmi işlemler, satın alma, tedarik, satış sonrası işlemler vs. derken o çok konu ile ilgilenmeniz gerekir ki, muhtemelen bu alanların çoğunda daha önce fikir bile edinmemiş olabilirsiniz.

    Doğrusu tabi ki bu işleri bilenlere delege etmek olacaktır. Ama yeni başlayan girişimci için hem ekip kurma, hem de maliyet azaltma için bunların çoğu ile ilk başlarda kendisi ilgilenmesi, öğrenmesi ve kolay yollar oluşturması gerekecektir. O nedenle daha önce aynı yollardan geçenlerin tavsiyeleri ve fikirleri iş hayatınızı çok önemli ölçüde kolaylaştırır.

    Bu yazıda siz bazı ip uçları verecek ve yol gösterecek bazı tavsiyeleri sıralamaya çalışayım.

    Kitle Oluşturmak

    İş fikrinizi hayata geçirmeden önce o iş fikrinin müşterisi olacak potansiyel kişilerden bir kitleye ulaşmak kesinlikle çok önemli. bu hem aşağıda değineceğim müşteriye sormak kısmına ip ucu olması açısından hem de bir işletmenin can damarı olan satışa erken dönem başlayabilmek açısından çok kritik.

    Çevrenizde aynı iş alanında çok kişi olabilir ama asıl ihtiyacınız olan şey müşteri. Onun için birebir ziyaretler, e-mail veya sosyal medya iletişimi, ilgili müşteri kitlesinin gruplarına katılım ( bu bir Facebook grubu da olabilir bir etkinlik grubu da yada bir dernek veya oda gibi oluşumlarda), rakipleri iyi analiz etmek ve müşteri kitlenizi iyi belirlemek önem arz eder.

    Belirli bir kitleye sahip olmak sunacağınız ürün veya hizmeti şekillendirmenize yardımcı olacağı gibi ilk satışlarınız için hazır bir kitlenin olması nakit akışınızı daha canlı hale getirir.

    Müşteriye Sormak

    Bir çok iş fikrini hayata geçiren girişimcilerde karşılaştığımız temel sorun ürün veya hizmeti gerçekleştirir iken kendi fikri etrafında geliştirmesi. Ama unutmayın siz kendiniz için değil müşteriniz için ortaya çıktınız. Özellikle geliştirme aşamasında potansiyel müşterilere ulaşmak, onlardan bir kitle oluşturmak ve onlara sorular sorarak, tasarımlarınızı göstererek yada düşüncelerinizi anlatarak geri dönüşler almak, ilk ortaya koyduğunuz hallerini denemelerini istemek gibi yaklaşımlar ile nihai şekline getirmek çok önemli.

    Bir aparat geliştirmekte olduğunuzu düşünelim belki sizin en önemli gördüğünüz özellik müşterilerinizde bir karşılık ifade etmiyor ve siz bu özelliği ortaya çıkarmak için belki haftalar harcadınız. Yada bir hizmet için rakiplerinizde olmayan bir özelik veya opsiyonu müşterilerinize sorarken öğrendiniz ve sadece küçük bir ayarlama ile potansiyel müşterilerinizin ağrı noktasına dokunacak ve problemlerine derman olacak bir yapı geliştirdiniz.

    Bu nedenle müşterilerinize sormayı önceliğiniz haline getirin. Tabi ki aile, arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınız vs. size fikir verebilir ama sizinle dinamik bir olmayan potansiyel bir müşteri kitlesinden geri dönüş almak ve onlara sormak altın değerindedir.

    Satış Odaklı Değil Marka Odaklı Bakmak

    Satış yeni başladığınız da zaman alacak bir deneyim. Bunun için kitle oluşturmak, netwörkünüzden yani çevrenizden yararlanmak, dijital pazarlamanın nimetlerinden yararlanmak yada benzeri iş yapan kişi ve firmalarla satış ortaklıkları oluşturmak gibi bir çok şey denenmeli.

    Ama en önemlisi satışın işinizin can damarı olduğunu bilmek ama uzun dönem sağlıklı bir iş hayatı için markalaşmaya önem vermek çok önemli. Daha ilk günden markanız, markanızın hikayesi, sunduğunuz değer, vaat ettiğiniz fayda gibi kavramları yazıya dökmeyi ve iş yerinizde hep aklınızda olmasını sağlamak için göreceğiniz yerde olmalarını sağlamak önemli.

    O nedenle yatırımınızı görünür şeylere olduğu kadar bu gibi gözle görülmeyen ama müşterinin kalbine dokunmanızı sağlayan markalaşma odaklı değerli dokunuşlara da yatırım yapın. Sunduğunuz ürün veya hizmetin ortaya koyduğu değeri ve çözümü ifade etmeye yönelik yatırım ofisinize harcayacağınız dekorasyon yatırımdan çok daha kıymetlidir.

    O nedenle ofis, mobilya, araç vs gibi ilk başta çok temel ihtiyaç olmayan şeylere paranızı harcamayın. Yalın girişim düşüncesi ile ihtiyacınızı karşılayan en ucuz ikincil şeylere yatırım yapın. ofise harcayacağınıza üretim yapan makinenin daha iyisini alın, işinizi gören bir araç ile yetinip fazlasını pazarlamaya ayırın, ihtiyaçları ve yatırımı temel (üretim için gerekli) ve ikincil olarak ayırın. önce temel gereksinimlere yatırım yapın, kazandıkça ikincil ihtiyaçlara yatırım yapın.

    İş kurmak bir ofis dekore etmek, kartvizit sahibi olmak yada mekanın olması değildir. İş kurmak bir iş fikrini hayata geçirmek, ona değer katmak, uzun soluklu bir marka ortaya koymak, insanların bu iş için buna gidilir dediği birisi olmaktır. Çözüm üretmek, yenilikçi yaklaşımları uygulamak ama eski değerlere ve etiğe de sahip olmaktır.

  • Konuşmacı Hakan Kaya

    Konuşmacı Hakan Kaya

    Konferans, toplantı, etkinlik ve seminer gibi organizasyonlarınızda konuşmacı olarak Hakan Kaya’yı davet edebilirsiniz.

    Bir çok konuşmacı ajansı size yüksek ücretler ile düzenlediğiniz organizasyonun amacına ve katılımcıların niyetine uygun olmayan kişileri ayarlar.

    Özellikle girişimcilik, startup kültürü, dijital pazarlama, markalaşma ve kişisel marka oluşturma, sosyal medya çağında yüz yüze iletişim, ar-ge ve inovasyon, basit düşünme ve müşteriyi anlama gibi alanlarda son derece faydalı konuşmalar yapabilir. Hem organizasyonun amacına hem de katılımcıların seviyesine uygun bir dil ile sadece bir sunum yapmanın ötesinde onlara ilham olmak, küçük değişiklikler ile ayrılmak ve bir nebze olsun farkındalık kazandırmak amaçlar.

    Fiziki yada online toplantılarınızda konuşmacı olabiliriz.

    Diğer taraftan ilgili alanlarda şirket içi veya kurumsal eğitimler de organize edebiliriz.

    Talep ve düşünceleriniz için bize ulaşmanız yeterli.

  • Üretkenliğinizi Arttıracak ve Zaman Kazandıracak 10 Tüyo

    Üretkenliğinizi Arttıracak ve Zaman Kazandıracak 10 Tüyo

    Zamanı etkili kullanma ve üretkenliği arttırma özellikle girişimciler için başarının anahtarlarından en önemlisidir.

    Okul yıllarında olduğu gibi bütün sezon bekleyip, sınav öncesi gecesi yoğun bir çalışma ihtiyacı hasıl olur. Ama neyi, nasıl ve ne kadar çalışmanız gerektiğini çözemez ve stres dolu bir gece geçirirsiniz. Buna rağmen başarılı olup sınav geçme ihtimaliniz, konuya aşinalık ve başarı için az bir eforun yeterli gelmesi nedeniyle mümkündür. Fakat iş hayatı özellikle girişimci için daha fazla mesaiye, bilmediği çok çeşitli konulara hakim olmaya çalışma, daha fazla kişiyle görüşme, günlük aktiviteler vs. nedeniyle daha komplekstir.

    Çoğu zaman durup baktığınızda önünüzde yapılması gerekirken gecikmiş onlarca iş, öğrenilmesi gereken detaylar, görüşmeler, üzerine çalışılacak fikirler ve yapılacaklar listesi ile karşılaşırsınız.. Aynı sınav gecesi stresi gibi bir sıkıntıyı yaşarsınız. Çoğu zaman bir ucundan başlamaya çalışır ama ilerleyen günlerde bu yapılacaklar listenizin daha uzadığını ve başarınıza engel olacak bir yığın haline geldiğini görürüz.

    Peki gecikmiş işleri bitirmek, az zamanda daha fazla iş yapmak, girişimimize ve kendimize daha fazla zaman ayırmak için zaman kazanma ve üretkenliği arttırma yeteneklerinizi geliştirmeniz gerekir.

    Masanızı ve Çalışma Ortamınızı Organize Edin

    Karışıklık çoğu zaman daha fazla karışıklığa neden olduğu gibi odaklanmanızı engelleyerek zamanınızı dağıtır. Masanızdaki gereksiz şeyleri raflara ve çekmecelere yerleştirin. Örneğin masanızın üzerinde yada mantar panonuzda duran telefon faturanızı, faturalar klasörüne kaldırın. Amacınız son ödeme tarihini kaçırmamaksa, otomatik ödeme talimatı vererek bu tarz işleri otomasyona bağlayın. Çoğu çalışma masasında gördüğümüz sümen, isimlik, biblo vb. kullanmadığınız şeyleri masanızdan uzaklaştırın, masanız olduğunca sade olsun. Bir tarafta yapılacak işlerinizi üst üste koyun ve yapacağınız sıraya göre düzenleyin. Diğer tarafta bilgisayarınız ve üzerine notlar alabileceğiniz bir takvim yetecektir. Bu sayede hem kendinizi daha rahat hissedeceğiniz bir çalışma masanız  olacak hem de stresiniz azalacaktır.

    Facebooktan Çıkın – Mümkün Olduğunca

    Sosyal medya, özelinde Facebook çoğu girişimci için hemen çıkılması gereken uygulamalardır. Tamamen çıkamıyorsanız bile Facebook, Twitter, TikTok, Instagram vb. uygulamaları telefonunuzdan kaldırarak sadece bilgisayarınızda kullanarak daha fazla zaman kazanabilirsiniz. Ayrıca bu sosyal mecralardaki gereksiz arkadaşları, kişisel gelişiminiz için faydası olmayan yada girişimcilik ekosistemi için faydalı şeyler paylaşmayanları arkadaşlıktan çıkararak yada takip etmeyi bırakarak haber akışınızı sadeleştirebilirsiniz. Bu sayede daha az bildirim alarak, motivasyonunuzdan kaybetmediğiniz gibi bu mecralarda geçen zamanınızı azaltabilirsiniz.

    Egzersiz Yapın

    İyi bir sabah egzersizi sizi güne hazırlayacak ve gün içerisinde enerjinizi korumanızda yardımcı olacaktır. Ama daha fit bir yaşam ve kilo vermek gibi amaçlarla egzersiz yapıyorsanız bunu akşamdan yaparak, sabaha daha kolay ve kısa bir egzersiz ile güne enerjik başlamanın yanında, stresinizi bastırmaya ve güne daha keyifli başlamaya yardımcı olur.

    Yapılacaklar Listenizi Akşamdan Hazırlayın

    Gün içerisinde yapacaklarınızı bir önceki akşamdan planlayın. Bu her akşam yatmadan önce en fazla 20dk ayırarak yapacağınız bir eylem olarak alışkanlık edinin. Bu sayede planlamanıza uygun işler gece uykunuzda bile beyniniz çalışmaya devam edecektir.

    Güne ne yapacağını, hangi sırayla ve nasıl yapacağını bilerek planlı başlamak, daha başarılı bir gün geçirmenize, zamanınızı etkili kullanmanıza ve üretkenliği arttırma sayesinde başarıya her gün bir adım daha yaklaşacaksınız.

    Daha Çok Su İçin

    Gün içerisine yayılmış şekilde çok su içmeniz hem vücut direncinizin düşmesine engel olacak hemde enerji seviyenizi korumanızı sağlar. Ortalama her 25 kilo için günde 1 litre su içilmesi tavsiye ediliyor, yani 80 kilo iseniz günde en az 3 litre  su tüketmeniz tavsiye ediliyor.

    Diğer yandan kola, gazoz vs. gazlı içeceklerden olduğunca kaçının. Bunlar yerine su ve maden suyu içmenizde fayda var. Ayrıca meyve suyu almak yerine direkt meyveyi tüketmek yada aldığınız meyvelerden kendiniz meyve suyu hazırlamak daha sağlıklı. Vücudunuza ihtiyacı olan şeyleri verin, oda size sizin ihtiyacınız olan başarıyı versin.

    Boş Gün Ayarlayın

    Haftanın bir günün boş gün olarak ayarlayın. Bu günde randevu vermeyin veya almayın, görüşmeler yapmayın. Bu boş gününüzde, rahatsız edilmeden ve bölünmeden çalışma imkanını sağlayın. Böylece takviminiz veya yapılacaklar listenizden kalanları temizlemek, proje geliştirmek ve düne-bugüne-yarına bakmak için zaman bulabilirsiniz.

    Düzenli Molalar Verin

    Girişimci bitmek bilmek bilmeyen bir hırs ve azimle çalışan ama çok çalışan kişidir. Oysa ki, belirli aralıklarla mola vermeniz, su içip, kahve yanında çikolata atıştırmak, biraz pencereden dışarı bakmak gibi molalar sizi dinlendirecek ve motivasyonunuzu kaybetmeden enerji toplamanıza yardımcı olacaktır.

    Yapmak Yada Ertelemek

    Akşamdan hazırladığınız yapılacaklar listenizden bir iş yada gün içerisinde önünüe gelen bir işi yapmanız gerektiğinde, önce yapmak, yapmamak yada ertelemek konusunda düşünün. Eğer planınızdaki işleri engellemiyorsa ve işiniz ile ilgili ise yapın. Ama zaman yönünden yada günlük çalışma çizelgesi yönünden sıkıntıya sokacaksa erteleyin. Eğer size işinizde başarı olarak dönmeyecek bir iş yada harcadığınız emekten daha azını verecek bir uğraşı ise yapmayın.

    Yardım Alın

    İşler girişim başında sadece girişimci olarak sizin yapabileceğiniz halden gün ilerledikçe daha karmaşık hale gelir. Gün içerisinde olduğunca fazla iş vardır yapılması gereken. bunlar için yardım alın. Eğer eleman çalıştıramıyorsanız freelance yani serbest çalışan binlerce kişi internetten hizmet sunuyor.

    Bu sayede sizin profesyonellik alanınız dışındaki işleri yada size zaman kaybettirecek işleri outsource ederek başarıya hızlı ilerleyin. Bırakın işleri uzmanları yapsın, siz bir sonraki adımlara zıplayın. Ataların da dediği gibi “ekmeği fırıncıya ver, bir ekmek de üste ver”

    Hayır Demeyi Öğrenin

    Özellikle ülkemiz gibi, karma yaşama yakın topluluklarda hayır demek çok zordur. Ama siz, gerekli olmayan ve girişiminiz dışındaki şeyleri hayır demeyi öğrenin. Başarıyı evet dediğiniz değil hayır dediğiniz projeler mümkün kılacaktır.

    İnsanları kırmamak, denemek yada istemeden demek zorunda kaldığınız “evet”ler yüzünden zaman yönetiminiz zaafa uğrayıp asıl yapmanızdan geri kaldığınız gibi, alakasız işler yapmak zorunda kalmak yüzünden üretkenliğiniz düşecektir.vYani ne kadar “hayır”, o kadar köfte.

    Son Düşünceler

    Bunlar üzerine bir de esnek olmayı unutmayın. başarı alışkanlıklar ile gelir ve alışkanlık edinmek ise zaman alır. Alışkanlıklarınızı değiştirin ve geliştirin. Kendinize yatırım yapın. Fiziki görünümünüze, diksiyon, yabancı dil, hobi, fitness vb. masrafları birer girişim masrafı olarak görün. Unutmayın girişiminin başarısı, girişimcinin başarabileceği kadardır.

    Üretkenliği arttırmak için yapılacaklar listenizdekileri yapmayı, silmeyi, otomatiğe bağlamayı ve outsource etmeyi öğrenin.

  • Kendi Danışmanlık İşinizi Kurmadan Önce Bilmeniz Gerekenler

    Kendi Danışmanlık İşinizi Kurmadan Önce Bilmeniz Gerekenler

    Bir çok profosyenelin ve girişimcilik farklı alanlarda kendi danışmanlık firmasını açmak iş fikri ile yanıp tutuştuğunu görüyoruz.

    Kendi işini kur, danışman ol, müşteriler gelsin ve çok para kazan. Söze ve göze güzel gelen ifadeler değil mi, para, prestij ve rahatlık.

    Oysa ki biraz daha deep diving yapıp konuyu detaylı düşünüp mevcut tecrübeleri de göz önüne aldığımızda dananın kuyruğu biraz göründüğü gibi değil sanki. Her girişimciyi yeni bir iş kurması konusunda her zaman cesaretlendirmiş ve motive etmişimdir. Ancak danışmanlık gibi dışı seni içi beni yakan işlere girmek üzere olanlara ise öncelikle bu işin hayal ettikleri yada göründüğü gibi olmadığını, daha çok çaba, daha çok uğraşı ve daha fazla azim gerektirdiğini hatırlatır ve derim ki tüm bunların üzerinden gelmek için yeterli özgüvenin var ise hazırsın. Ama önce işin görünmeyen, düşünülmeyen yada göründüğü gibi olmayan taraflarını iyice öğren ki sonradan aklında soru işaretleri kalmasın.

    O nedenle bu yazımız da bir danışmanlık firması kurmadan önce ve kariyer seçiminizi danışman olmaktan yana kullanmadan önce bilmeniz gerekenleri sıralayalım:

    1- Huysuz Müşteriler

    Müşteri her zaman haklı mıdır? sorusu hep tartışıla gelir. Ama özellikle danışmanlık sektörü müşterileri arasında çok fazla huysuz, anlaşılması zor, anlatması zor ve tatmin etmesi daha da zor müşteriler bulunur. Bunlar yada firmalar veya kurumlarda kendisine bir ünvan verildiği ve kafası çalışması beklendiği halde sizi deli edecek müşteriler ile uğraşmayı baştan göze almalısınız.

    Danışman olarak sürekli insanlarla yüz yüze görüşeceksiniz, ofisleri ziyaret edeceksiniz, toplantılara katılacak ve telefon görüşmeleri yapacaksınız. Etkili bir iletişim yeteneği ile kim müşteri olur kim olmaz ayrımını çok hızlı ve en başta yapabilme yeteneği kazanabilmeniz çok önemli.

    2- Sunduğunuz Şey: Bilginiz

    Danışman olarak müşterilere sunduğunuz şey bilgidir. Sizi sadece ilgili konuda bilginizden faydalanmak, sorunları çözmek yada proje geliştirmek için para ödemeye isteklidirler.

    Onun için bir alanda mümkünse niş bir kategoride detaylı bilgilenmelisiniz, sürekli okumaya, öğrenmeye devam etmeli ve bildiklerinizi ortaya koyma konusunda istekli olmalısınız.

    Bazıları sunduğunuz bilgiden memnun kalırken bazıları burun kıvıracaktır, hazır olmalısınız.

    Sunduğunuz bilgiyi tam müşteriye göre pişmiş vermelisiniz, amiyane tabirle nabza göre şerbet vermeli, bilgi verirken karşınızdakinin anlama seviyesine göre inip çıkabilmelisiniz.

    3- Emeğinizin Karşılığını Alamama

    Bir çok danışman arkadaşın emek, bilgi ve çözümlerinden oluşan danışmanlık hizmetlerini düşük fiyatlara sattığını görüyorum.

    Belki tecrübesizlik, belki yeni açılmış danışmanlık firması yada hata. Gerçi danışmanlık hizmetleri için müşteriye fatura edilecek ücretin çok belirli bir formülü yok. Ama bildiğim bir şey var ki oda sizin düşündüğünüz fiyattan daha fazlası olması gerektiği.

    Unutmayın, yüksek fiyat sizi daha değerli gösterir. Belki işi almak için fiyatı az söylediğiniz yada düşürdüğünüz oluyordur ama bunu yapmayın. Yani insanların rafta aynı özellikteki iki üründen daha pahalı olanın daha kaliteli ve güzel olduğunu düşündükleri gibi danışmanlık fiyatı yüksek danışman için de bu geçerlidir. Korkmayın, fiyatınız yüksek olursa size de hizmetinize değer verip hakkını ödemek isteyen müşteriler gelir. Belki bugün değil ama yarın gelir.

    Ayrıca ülkemizde maalesef bilgi ile yapılan işlere yapılan değer verilmediği için anlaştığınız miktarı da almakta çok zorlanacaksınız. İşi yaptırmak için sürekli sizi arayan müşteriniz işin teslimi sonrası telefonlarınızı bile açmamaya başlar. O nedenle ücret politikanız net, sözleşmeye dayalı, faturalandırmanız hızlı, mümkünse işten önce ücretin tamamını veya yarısını almaya yönelik strateji geliştirmelisiniz.

    4- Aslında Sattığınız Kendinizsiniz

    Kulağa belki biraz itici gelse de esasında sunduğunuz şey bilgi, tecrübe ve birikimiz olmasına rağmen sattığınız şey kendinizsiniz.

    Ve kendinizi bir danışman olarak daha iyi pazarlayabilmek kullanabileceğiniz ip uçları:

    1. Giyim: Sunduğunuz hizmetin türüne uygun ve gittiğiniz yere göre giyinin. Örneğin bir firmadaki toplantıya giderken jilet gibi takım elbise ile müşterinin deposunda bir konuşma için belki spor giyinerek. Uygun kıyafet kodunda en iyisi ile gidin ki yüksek danışmanlık ücreti talep edebileseniz. Görünüş her şeydir.
    2. Güven:Danışmanlık firması olarak yada siz danışman olarak güvenilir olarak nitelendirilmelisiniz. Bunu sunduğunuz himetin kalitesi, zamanı, sözlerin tutulması ve imajınız belirler.
    3. Değer: Söz verdiğiniz değerin daha falasını müşterinizin projesine yansıtın ki değeriniz yükselsin.
    4. Marka: Kendinizi değerli, müşterilerine fayda üreten ve üst sınıf bir danışman olarak görün. Bunu hayatınıza, yaşantınıza ve işlerinize uygulayın. Bir süre sonra insanlar da sizi marka olarak görneye başlayacaktır.

    5- Kendinizin Patronu?

    Her iş kuran öncelikle kendinin patronu olmak hevesindedir. Ama satış yapmayan iş iş değildir.

    Ve parayı veren kimse patron odur.

    Çalışanlarınız için siz patron iken, sizin için müşteriniz patrondur. Paray veren düdüğü çalar gibi bir şey. Siz istediğiniz müşteriyi seçme, istediğiniz zamanda çalışma ve kendinizi kendiniz planlama hakkına sahip olarak bir patronsunuz doğru, ama daha ötesinde diğer patronlara para kazandırmak için çalışan bir danışmansınız.

    6- Hayal Kırıklığı ve Başarısızlık

    Her girişim başında veya sonunda problemler ile karşılaşır. Bir işyerinde çalışır iken sadece size düşen kadarını yaşarsınız. Ama bir danışmanlık firması açmak için kolları suvadığınızda zorlukların, hayal kırıklıklarının, başarısızlıkların ve umutsuz anların da karşılacağınız ortada.

    Bir çok girişimci için buz or dönemli mental ve fiziksel hastalıklara yakalanmaya kadar varan sıkıntılar ortaya çıkarabilmekte. kimisini yıkan şey diğerini güçlendirebilir de.

    Bu hayal kırıklığı ve başarısızlık ile baş etmenin çok kolay bir yolu yok ama bunu baştan bilmek bence en güzel hazırlık.

    Son Cümleler

    Danışman olmak yada danışmanlık firması açmak istiyorsunuz şimdiden hayırlı olsun diyorum. Destekliyorum ve motive olun istiyorum. Zor şeylerin de olacağını bilerek şimdiden hazırlanın istiyorum.

    Bunları zor yoldan öğrenmiş birisi olarak, danışmanlık işinde hiç bir şey kolay değildir. Şimdi gerçekleri biliyorsunuz.

    Hazırlanın, kılıçlarınızı keskinleştirin, yola çıkın ve olabileceğiniz en iyi danışman olun. Yarın değil, bugün başlayın.

  • Youtube Kanalı Açma, Abone Arttırma ve Başarı Stratejileri

    Youtube Kanalı Açma, Abone Arttırma ve Başarı Stratejileri

    Eğer siz de Youtube kanalı açmayı düşünüyor yada kanalınızı açtınız ama nasıl büyütürüm diyorsanız bu yazı tam da size göre. Her iş gibi aslında youtuber olma yolu yada işiniz için youtube’u kullanma bir süreç.

    Yani sizi hemen başarıya ulaştıracak, bugünden yarına meyvelerini toplayabileceğiniz bir yöntem yada sihirli değnek yok maalesef. Ama yol almak için önce bir ucundan başlamalısınız.

    Başlangıçlar her zaman biraz ürkütücü gelse de, adım attıkça öğrenecek, alışknlık kazanacak ve yeni tecrübeler ile bilgiyi harmanlayıp hep bir adım ileriye gitme şansınız olacak.

    Youtube Başarısı İçin Nelere Dikkat Etmelisiniz?

    Daha fazla aboneye ulaşmak, izlenme oranlarını arttırmak ve kendinize bir kitle edinmek için izlemeniz gereken yollar ve dikkat etmeniz gereken noktalar hayli fazla, ama burada belli başlı ve en önemlilerine değinelim.

    Başlık başlık üzerinden geçmeden önce vaktiniz olursa şu videoya da bir göz atabilirsiniz.

    1-Kanalınızın Alanı

    Bir çok kanalın bir çok farklı türde içerik paylaştığını bir harmanlama yaptığını görüyoruz. Bu belli bir takipçi kitlesine ulaşmadan yapmamanız gereken bir taktik. Onun yerine bir kategori, bir alt alan veya bir tarz konusunda birbirine bağlı video içerikler üreterek ilerlemek olmalı.

    Youtube’da hızlı yükselme içi bir niş bulup o alanda tutarlı bir şekilde video yapmak algoritmanın tam da istediği şey.

    Kanal İsmi, Logo ve Kanal Resmi

    Kanalınızın alanını belirledikten sonra bu kanalınıza güzel bir isim bulmaya geldik. Belki ilk başta bir kaç farklı kanal denemesi ile başlayıp daha başarılı olana odaklanarak, onunla ilerlemek de bir tercih olabilir.

    Kanal ismi seçtiğiniz alan ile alakalı, mümkünse kısa ve akılda kalıcı olmalı. Alan ve isme göre bir kanal logosu ve kanal görseli ayarlamalısınız. Bu resim ve logoda kullandığınız yazı renk, ton ve karakteri sizinle özdeşmeli ve her yüklediğiniz yeni video için benzer nitelikte video görselleri hazırlamalısınız. Bütünlük ve aidiyet duygusu kanalınızın hızlı bir şekilde markalaşmasına çok katkı sağlar.

    2-Youtube SEO

    Youtube üzerinden daha fazla izlenme almak, daha fazla kullanıcının sizi keşfetmesini sağlamak ve önerilen videolarda yer almak adına yapılabilecek çalışmalara kısaca Youtube SEO diyoruz.

    Video Başlığı

    Youtube SEO açısından olduğu kadar kullanıcının dikkatini çekmek için de en önemli nokta etkili, güzel, konuyla bütünleşik ve dikkat çekici bir başlık. Tabiki aldatıcı yani “click bait” bir başlıktan söz etmiyorum.

    Daha çok sorulara cevap verir şekildeki başlıklar ve listeleme türleri daha çok etkili. Örneğin “Youtube kanalı Açmak” konulu bir videonuza soru şeklinde “Nasıl Youtube kanalı Açabilirim?” yada listeleme tekniği ile “Hemen Bir Youtube Kanalı Açmanız İçin 10 Neden” gibi daha etkileyici, dikkat çekici ve arama terimleri ile örtüşen kaliteli video başlığı denemeleri yapabilirsiniz.

    Video Resmi – Görseli

    Her video için bir video küçük resmi yada video görseli ayarlamak başlık kadar önemli bir uğraşı alanı. Video içeriğiniz ve başlığınız ile uyumlu bir video resmi ölçüsü 1280*720 piksel genişliğinde ayarlayarak videonuzu Youtube’a yüklerken eklemelisiniz.

    Video görseli için belirli bir standart oluşturmanız, hep aynı ton, renkler, yazı karakterleri ve çerçeveler kullanmanız çok önemli. Bu görselleri bilgisayarınızda paint yada biliyorsanız photoshop ile yapabileceğiniz gibi canva.com üzerinden de yapabilirsiniz.

    Video Açıklaması

    Video alt kısmında “daha fazla göster” butonuna tıklayarak genişlettiğimiz alanda açıklamalar yer almakta. Bu kısım için video ne hakkında, anahtar kelimeler, kullandığınız ekipman ve müzikler, varsa konu hakkında detaylı bilgi için başvurulabilecek kaynaklar, konuyla alakalı benzer videolara linkler gibi detayları etraflıca yazınız.

    Video açıklamasında içeriğinizin konusu ile alakalı popüler yada en çok izlenen video başlıklarına ve anahtar kelimelerine atıfta bulunmayı ihmal etmeyin. Unutmayın, kanalların en büyük ziyaretçi kaynaklarından birisi önerilen videolar. ve videonuzun önerilen videolarda, yani bir kullanıcı bir videyu izlerken yanda veya altta çıkan benzer videolar içerisinde yer alması için en önemli etkenlerden birisi video açıklaması bir diğeri ise altyazılar.

    Altyazılar

    Youtube videolarına altyazı eklemek en ihmal edilen konulardan bir tanesi. Youtube İngilizce konuşmaları çözerek direkt altyazıya dönüştürebilse de sizin Türkçe içeriğinize Türkçe altyazı girmeniz önemli. Zira video içerisindeki konuşmaları çözmek Youtube algoritmasına yardımcı olur ve sizin videonuzun SEO açısından değer kazanmasını sağlar.

    Alt yazı eklemek için Youtube studio kısmında “yeni altyazı ayarla” dediğinizde cümle cümle boşlukları otomatik oluşturan ve siz yazarken durup, sonra devam ettirerek alt yazıları girmeye devam edebileceğiniz bir sistem var. Tabi video içeriğiniz gerçekten değerli ise hazırladığınız Türkçe alt yazıyı İngilizce, İspanyolca, Çince, Arapça vb. çok kullanılan dillere çevirtebilir, yada cümle cümle translater kullanarak kendiniz yabancı dilde alt yazı ekleyebilirsiniz.

    3- Video Yükledikten Sonra

    Video üretmekten ve onu yükler iken dikkat etmeniz gereken Youtube SEO önerilerinden sonra geldik videoyu yayınlamaya. yayınladığınız videoyu öncelikle tüm sosyal platformlarda paylaşın.

    Daha sonra benzer içerikteki veya başlıktaki videolara gidip etkileşime girin. O videolardan son yüklenenlerden bir çoğuna kısa bir göz atın ve yorum yapın. Yorumunuz konuyla alakalı soru, görüş, fikir yada başka bir bakış açısı kazandırmakla ilgili olabilir. Bu yorumlar size üç şey sağlar. İlki video sahibi kim bu yorum yapan deyip kanalınıza gelir, ilgili son videonuzu izler ise, onun konuyla alakadar takipçilerine de video gösterilme oranı hızla artar. İkincisi yorumları okuyanlar, yorumunuzu değerli bulup ilgilenirler ise kanalınızı ziyaret edebilirler. üçüncüsü ve en önemlisi ise bu videodan kendi kanalınıza aslında bir link edinmiş olursunuz.

    Tabi bu yorumlar çok güzel, tam aradığım buydu, harika vb. kısa ve spam yorumlar gibi olmasın. En az iki cümle ile, değerli, saygılı ve konuyla örtüşen türde olsun.

    Şimdilik bu kadar. Diğer yazılarıma ve Youtube kanalıma bir göz atabilirsiniz. Soru. öneri ve görüşlerinize alta yada yukarıda yazıya eklediğim video altına yazabilirsiniz.

  • E-ticaret SEO

    E-ticaret SEO

    İnternetten satış yapan girişim sahipleri için e-ticaret seo çalışmaları olmazsa olmaz birer pazarlama aracı haline gelmiştir. Blog sitesi gibi siteler daha dinamik olduğu için zaman içerisinde içerik ve sosyal medya yönünden düzenli zenginleştirmek mümkündür. Oysaki firma sitesi veya internetten para kazanma amaçlı eticaret siteleri daha durağandır. Zira her gün yeni ürün ekleyemeyeceğiniz için aylarca yeni sayfa eklenmediği olur.

    Peki içeriğin kral olduğu şu dönemde e-ticaret seo çalışması nasıl yapılmalıdır.

    Ürün İçeriği

    Öncelikle ürün içeriği özgün olmalıdır. Ürüne verdiğiniz başlık ürünü özetlemeli ve ilgi çekici olmalıdır. Ürün resmi veya fotoğrafları ise başka sitelerden kopyalanmış değil mümkün ise sizin tarafınızdan çekilmiş olmalıdır. Ürüne verdiğiniz isim ve anahtar kelimeler ürün resmi adında ve alt tag etiketinde geçmesine özen gösterin. Ama bunları yaparken hem ürün başlığını hem de resim adını mümkün olduğunca kısa yazmaya da gayret edelim.

    Örnek olarak “petek koltuk örtüsü” satıyorsanız, ürün ismini sadece bu isimler yerine, “petek koltuk örtüsü şimdi hediyeli” vb. gibi ardına ilgi çekici bir şeyler yazmak hem özgünlük sağlayacaktır. Hem de ilk sayfaya geldiğinizde, diğerlerine göre daha dikkat çekici bir başlık olduğu için ziyaretçi çekme ihtimali daha yüksektir.

    Ürün görseli ismini de başlığınızla aynı yapmak görsel indexlenmeyi kolaylaştıracak ve görsel aramalardan ziyaretçi almanızı sağlayacaktır. Yukarıdaki örnekteki gibi bir ürün adı yazdığımızı düşünürsek, resim adımızda “petek-koltuk-ortusu-hediyeli-mavi” gibi seçenekleri ile sonunda değiştirilerek İngilizce karakterler ve – işareti ile ayırmak suretiyle yazılabilir. Ayrıca alt tag veya alternatif metin yazan kısma da açıklama yazmayı unutmayın.

    Az sayıda ürününüz var ise ürünleri renk ve seçeneklere göre ayrı ayrı girip içerik sayısını çoğaltabilirsiniz. Ama çok ürününüz var ise seçenekli ürün eklemek sureti ile daha düzenli katalog görünümü elde edilebilir. Ürün açıklamaları ise özellikle ilk paragrafta ürün adı ve anahtar kelimeleri içeren en özet ve bilgi verici açıklama olsun. Bundan sonrasına ise kampanya, tanıtım vs. daha görsel yapılara geçilebilir.

    E-ticaret Sitesi Blog Sayfası

    Diğer kurumsal web siteleri gibi bir işletme olan internetten satış yapan eticaret sitesi girişimcileri içinde blog bölümü çok önemlidir. Buradan yeni ürünleri, ürünlerin kullanımı, güncel kampanya ve haberler gibi ilgili veya konuya yakın direkt satışla ilgisi olmayan yazılar paylaşılabilir.

    Bu blog bölümü eğer ücretli bir yazılım veya opencart gibi bir sistem kullanıyor iseniz subdomaine bir wordpress blog kurarak kolaylıkla yapabilirsiniz. Ama wordpress üzerine woocommerce ile e-ticaret sitesi kurdu iseniz hem ürünleri hem yazıları aynı sitede gösterebilirsiniz. Bu durumda yazıları ana sayfanın altında veya yan sidebar sütunda son yazılar ve en çok okunanlar şeklinde yayınlayarak e-ticaret seo açısından fayda sağlayabilirsiniz.

    E-ticaret İçin Sosyal Medya

    Artık günümüz internet kullanıcıların özellikle mobilde daha çok aktif olması ile sosyal medya mecralarında daha fazla vakit geçirir oldu. O nedenle sizlerinde kullanıcın vakit geçirdiği sosyal medya dünyasında yer almalı ve ona keyif geçirmesi için yardımcı olmanız gerekmekte. Bu sayede müşteri ilgisi, sadakati ve etkileşimi sağlamış olursunuz. Sürekli ürün ve fiyat paylaşmak sosyal medya çalışması değildir. Her yeni gelen ürünü instagram, twitter, pinterest ve facebook kanallarında paylaşmak, kampanyaları duyurmak önemli.

    Lakin bu ticari paylaşımlar 3:1 veya 4:1 olmalı, yani 3 normal, kullanıcılarınızın ilgisini çekecek resim, video, söz vb. şeyler paylaştıktan sonra 1 adet ticari paylaşım yapmak faydalı olacaktır.

    Özellikle artık bir pazar yeri haline gelmeye başlayan instagram üzerinden satış yapmak için etkili kullanımı size çok kazandırır. Pinterest üzerinden sitenizdeki ürün resimlerini pin yapmak görseller üzerinden gelen ziyaretçi sayınızı arttıracaktır.

    E-ticaret İnternet Reklamları

    Her pazarlama faaliyetleri gibi e-ticaret sitesi içinde reklam önemli bir müşteri ve satış kaynağıdır. Bir çok e-ticaret sitesinin Google ve Facebook reklamları ile internet reklamcılığı yaptığını görüyoruz. Oysa ki, Twitter, Instagram, Pinterest de faydalı birer kaynaktır. Ayrıca ücretli reklamları kullanmak kadar influencer yani fenomen hesap ve sayfalarda reklam yayınlatmak daha organik ve faydalı olabilmektedir. Örneğimizdeki gibi ev tekstili ürünleri satıyorsanız ve e-ticaret seo geliştirmeleri düşünüyorsanız, çok takipçisi olan instagram yemek ve moda sayfalarında, moda, dekorasyon ve kadın ağırlıklı Facebook sayfalarında reklam vermek daha iyi bir yaklaşım olacaktır. Reklamların görülme, tıklanma ve satışa dönüşme oranı yükselecektir.

    Tanıtım Yazısı

     Bir yeni mağaza açıldığında, nasıl konu komşuya, arkadaşlara anlatıyor ve ağızdan ağza reklamını yapıyor isek, e-ticaret seo içinde tanıtım yazısı da aynı minval üzerinedir. Sitenizi, hizmetlerinizi veya ürünlerinizin tanıtıldığı bir yazının ilgili sitelerde yayınlanması fayda sağlayacaktır. Bu sayede hem kalcı backlink hem de ziyaretçi sağlamış oluruz. Diğer taraftan e-ticaret sitesi üzerinden internetten satılan ürünlerinizle alakalı içerikler bulundurun web sitelerinden backlink ve blog backlink almak da fayda sağlayacaktır.

    Özellikle anahtar kelimelerinizde sizden önde veya yakın sonuçlarda yer alan sitelere yorum yaparak veya tanıtım yazısı yayınlamak daha etkili olacaktır. rakip olanlardan tanıtım veya link almak mümkün olmayabilir ama blog, haber sitesi, tanıtım veya başka sektörlerden ise uygun bir dil ile istemek sonuç verecektir.

  • E-ticaret PodCast Sohbetleri

    E-ticaret PodCast Sohbetleri

    İnternetten satışa başlamaktan e-ticaret büyüme stratejilerine kadar detaylı e-ticaret sohbetleri podcast yayınlarımız.

    [spreaker type=player resource=”episode_id=23951067″ width=”100%” height=”350px” theme=”light” playlist=”false” playlist-continuous=”false” autoplay=”false” live-autoplay=”false” chapters-image=”true” episode-image-position=”right” hide-logo=”false” hide-likes=”false” hide-comments=”false” hide-sharing=”false” hide-download=”true”]

    Diğer Türkçe Podcast serilerimiz.

  • Coğrafi İşaret

    Coğrafi İşaret

    Yeni 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile sınırları daha belirginleşen coğrafi işaret özellikle kırsal kalkınmaya olan pozitif etkisi sebebiyle farkındalığı artan ve hızla yaygınlaşan bir uygulama.

    Coğrafi İşaret Nedir?

    Coğrafi İşaret(Cİ) ise bir ürünün belirgin bir özelliği, ünü veya bir yöreye aidiyeti bulunuyorsa, o coğrafyayla özdeşleşmiş olduğunu gösteren bir işarettir.

    Özellikle 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile birlikte coğrafi işaret koruması, kuralları, kullanımı ve denetimi konusunda getirilen yeni düzenlemeler sayesinde bir çok avantajları ve faydaları da beraberinde sunmaktadır.

     6769 sayılı SMK “MADDE 34- (1) Coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işarettir.” şeklinde tanımlar.

    Türkiye’nin hemen her bölgesinde kırsal alanda demografinin değişmesi ve buna bağlı ekonomik faaliyetlerin azalması ülkemizin temel problemlerinden. Bu sorunlara çözümün bir parçası olan coğrafi işaret tescili, üreticiyi standartlarına uygun üretim süreçlerine teşvik etmekte ve yöresel ürünlerin nesiller boyunca aslına uygun şekilde korunabilmesini sağlamaktadır.

    Güçlü bir pazarlama stratejisi ile birleştiğinde, coğrafi işaretli ürünlerin katma değeri artacak ve ülkemizin kırsal kalkınmasına ciddi katkı sağlayacaktır. Coğrafi işaretli ürün sayısı arttıkça ilgili bölgelerin marka değeri de artacak, bölgeye özgü ürünlerin taklit edilmesi engellenecek ve böylelikle üretici korunmuş olacaktır. Ayrıca ihracata konu olan bazı coğrafi işaretli ürünlerin standartlara uygun üretimi, ihracatın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Bu sayede üreticilerin bilinçlenmesi, emeğinin karşılığını alır hale gelmesi ve coğrafi işaret tescilinin beraberinde getirdiği avantajlarla birlikte kırdan kente göç azalması beklenmektedir.

    Coğrafi İşaret Çeşitleri

    Coğrafi işaret alan ürün, diğerlerinden ayırmak için ambalajının üstüne “tescilli coğrafi işaret logosu” ve “coğrafi işaret amblemi” konulması zorunludur. Amblemin amacı, ürünün coğrafi işaret/geleneksel ürün olduğu konusunda tüketiciyi bilgilendirmek ve denetleme faaliyetlerini kolaylaştırmaktır.

    İlgili kanun maddeleri ve yönetmeliklerle düzenlenen coğrafi işaretler; özelliklerine göre menşe adı ya da mahreç işareti olarak tescil edilir. Menşe adı ve mahreç işareti kapsamında olmayan ürünler için ise geleneksel ürün adı olarak korunması söz konusudur.

    Menşe işareti nedir?

    6769 sayılı SMK MADDE 34- (1)  a) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlar menşe adıdır.

    Örneğin Marmaris Çam Balı, Malatya Kayısısı, Aydın İnciri gibi ürünler menşe işareti olarak korunmaktadır.

    Mahreç işareti nedir?

    6769 sayılı SMK MADDE 34- (1)  b) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adlar mahreç işaretidir.

    Örneğin Gaziantep baklavası, Adana Kebap gibi ürünler mahreç işaretidir.

    Coğrafi İşaret ve Faydaları

    Coğrafi işareti alındığında bu ürünler rakiplerinden farklılaşır. Üreticiler ise bu şekilde beklentileri karşılamak için özenli bir şekilde çalışır ve hatta tağşişin de önüne geçilir. Ürün pazara sunulurken, artık farklılaşmış bir ürün olduğu için yüksek kar marjına sahip olacaktır. Ve en önemlisi müşteri ürüne güvendiği için aklında soru işareti kalmadan alabilecektir.

    Ekonomik Açıdan Coğrafi İşaret

    Özetle Coğrafi İşaretler;

    • Ayırt etme,
    • Coğrafi kaynağı gösterme,
    • Üretim metodu ve kalitesini garanti etme,
    • Pazarlama aracı olarak kullanma,
    • Yerel üretimi ve kırsal kalkınmayı
      destekleme,
    • Turizme destek olma,
    • Geleneksel bilgi ve kültürel değerleri
      koruma,
    • Taklit ve tağşişin önüne geçme,

    işlevlerini sunmaktadır.

    Temel olarak Coğrafi işaretin ekonomik önemine ilişkin görüşler üç ana başlık altında toplanmaktadır. Bunlar üreticilere koruma sağlaması, pazarlama olanaklarını artırması ve kırsal kalkınma için güçlü bir araç olmasıdır.

    KORUMA

    Coğrafi işaret tescili ile ürünün aynı isim ile taklit üretiminin yapılması engellenmekte, böylelikle üretici korunmaktadır. Benzer ürünlerin başka bir isimle üretimi veya satışı ile ilgili bir engel bulunmamaktadır. Coğrafi işaretlerin en temel fonksiyonlarından biri coğrafi bölgeden kaynaklanan mal veya hizmetleri diğer bir coğrafi bölgeden kaynaklanan aynı veya benzer mal veya hizmetlerden ayırt etmektir. Ürüne piyasa kimliği kazandırır.

    Bir ürünün coğrafi işaret tescili alması, ürünün geleneksel ve yöresel özelliklerinin korunmasının garanti edildiğini, üretimin kontrollü bir şekilde yapıldığını ve yapılacağını, ürünün ve üretim sürecinin denetime tabi olduğunu gösterir  Bu bağlamda tescile uygun üretim yapan üreticiyi yapmayanların karşısında korur bir niteliktedir. Ürünün orijinaline uygun şekilde üretiminin yapılması ile üretici emeğinin karşılığını almaya başlar, itibarı ve geliri artar, coğrafi işaretli ürünlerin üretimi de teşvik edilmiş olur.

    Globalleşme bir yandan dünya çapında ürünlerin standardizasyonunu sağlayıp tüketici tercihlerini aynı yönde etkilerken, diğer taraftan hayatın her alanında yerel ve kültürel kimliklerin eksikliğini önüne geçilemez bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bu durumun gıda ve tarım sektöründeki karşılığı tüketicilerin yerel ürünlere ve çeşitliliğe yönelmesidir.

    Coğrafi işaret tescili ile günümüz tüketicisinin en hassas olduğu noktalar olan taklit ürün ve katkı maddelerinin kullanımının engelleneceği konusunda tüketiciye güvence verilmektedir.

    PAZARLAMA

    Bir pazarlama aracı olarak ürünlerin ayırt edilmesi ve kimlik kazanması konusunda kuşkusuz en önemli unsur markalardır. Markalardan sonra tanımlayıcı ibare olarak coğrafi işaretler gelmektedir.

    Ürünlerin benzerlerinden farklılaşarak ön plana çıkarması bakımından coğrafi işaretler, bölgesel ve geleneksel özellikleri ortaya koymaları ile ürünün pazarda yer edinmesi, ticari değerinin artması, müşteri talebinin artmasına katkı sağlar.

    Coğrafi işaret ile ürüne bir kimlik, ün ve imaj da kazandırılmış olur. Kuşkusuz bir coğrafi alana özgü ürünün şöhret bulması sadece o alanda faaliyet gösterenlere değil o coğrafi alanda yaşayan ve ticari faaliyette bulunan tüm paydaşlara katkı sağlar. Kısaca coğrafi işaret tescili yalnızca ilgili ürünün değil üretildiği coğrafyanın da imajını etkiler ve tanıtımını yapar. Bu anlamda coğrafi işaretli ürünler özellikle turizm açısından da ciddi bir potansiyele sahiptir.

    KIRSAL KALKINMA

    Ülkemizde ve bölgemizde kırsal nüfusun toplam nüfus ve işgücü içindeki payı azalmakla olup katma değerli tarımsal üretim arayışları kırsal kalkınmanın temel taşı haline gelmiştir. Kırsal alanda yaşayan nüfusun sürdürülebilir gelir sağlamasının önündeki en büyük engel olan ürün mahsul fazlalığı sebebiyle fiyatların düşmesi, tağşiş sebebiyle fiyat rekabetinin dezavantajları ve düşük talep coğrafi işaret tescili ile kalitesi korunan ürünün kemikleşmiş ve sadık bir talep yaratması yoluyla çözülebilir. Öte yandan coğrafi işaret tescili, özellikle menşe adına sahip ürünlerin yörede üretilmesi zorunlu olduğu için kırsal alanda iş olanaklarının artmasına yardımcı olacaktır.

    Coğrafi İşaret Tescilinin Sağladığı Haklar

    Tescilli coğrafi işaretler sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılabilir. Yani tek bir üretici değil, tescil belgesinde belirtilen şartlarda üretim veya pazarlamasını yapanların tümü tarafından kullanılabilir. Bu kişiler, tescil ettirene, coğrafi işarete yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunur.

    Başvuru yapanın rolü ise coğrafi işaretin tescil işlemlerini yürütmek, denetim işlemlerinde görev almaktır. Yani coğrafi işaret tescilinin ürüne katma değer sağlamasında başvuru yapan temel rol almakta olup tescil, başvuru yapana inhisarı hak sağlamaz.

    Coğrafi kullanım hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilere karşı aşağıda belirtilen hakların ihlaline karşı yaptırım talep edebilirler:

    • Coğrafi işaret tescilinde belirtilen ürün
      özelliklerini taşımadığı halde coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak
      şekilde ya da tescil kapsamındaki ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek
      nitelikteki ürünlerle ilgili olarak coğrafi işaretin veya amblemin ticari
      amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı olarak kullanımı talep üzerine mahkeme
      tarafından önlenebilir.
    • Ürünün gerçek menşeini veya niteliğini belirten
      açıklamalar yahut stilinde, tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada
      üretildiği biçimde gibi terimler içerse veya başka bir dile tercüme edilmiş
      olsa dahi, tescilli coğrafi işaretin, tescil kapsamındaki özelliklerini
      taşımayan ya da çağrışım yapacak şekilde benzeri olan ürün üzerindeki yanıltıcı
      kullanımı veya taklidi talep üzerine mahkeme tarafından önlenebilir.
    • Tescilli coğrafi işareti üzerinde taşıyan
      ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili
      herhangi bir yazılı belgede, ürünün tescil edilmiş doğal veya esas nitelik ve
      özellikleri ile menşeine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı herhangi bir
      açıklama veya belirtiye yer verilmesi talep üzerine mahkeme tarafından önlenebilir.
    • Hak sahiplerince tescilli coğrafi işarete ait
      amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımının önlenmesi talep edilebilir.

    Coğrafi İşaret Envanteri Dijital Platformu

    www.ci.turkpatent.gov.tr adresinden ulaşılabilen platformda coğrafi işaretler ile ilgili istatistiki veriler, bölgelerin coğrafi işaret tescilleri ile ilgili bilgiler başta üreticiler, araştırmacılar ve tüketiciler olmak üzere herkesin erişimine açılmıştır. Tescilli coğrafi işaretler bakımından tek ve en geniş bilgi kaynağı olan platform yeni başvurular ve tescillerle de büyümeye devam edecektir.

  • Yeni Başlayanlar İçin SEO Teknikleri

    Yeni Başlayanlar İçin SEO Teknikleri

    Artık sizde dijital dünyada yerinizi aldınız, bir web siteniz var ve ilk sayfaya çıkmak için SEO teknikleri araştırmaya başladınız. 

    İşte sizi yavaş yavaş profesyonel bir internet girişimcisi yapacak, sitenizi öne çıkarıp daha fazla ziyaretçi ile değer kazandıracak, kişisel veya kurumsal markanızı güçlendirecek, satışa dönüşen ziyaretçiler sağlayacak dijital pazarlama çalışmalarına adım atmaya hazırsınız.

    SEO Nedir?

    Öncelikle, nedir bu SEO, 3 harfli olması bizi korkutmalı mı, yoksa bu atla deve değil mi?

    SEO kelime anlamı itibari ile “Search Engine Optimization” kelimelerinin ilk harflerinden kısaltma olup “Arama Motoru Optimizasyonu” anlamına gelmektedir.

    Teknik olarak ise Google gibi arama motorlarında web siteniz ve içeriklerinizin ziyaretçilerin yaptığı aramalarda görünür olması, tıklanması için ilk sayfaya gelmesi ve daha fazla dönüşüm içinde ilk sıraya/sıralara yükselmesi adına yapılan çalışmalara SEO çalışmaları diyoruz. Bu alanda uzmanlaşmış, tecrübe kazanmış, sektörde network oluşturmuş ve gerekli uygulamalara sahip olmuş kişilere de seo uzmanı diyoruz.

    SEO Teknikleri

    Yazımızda kısaca aşağıda sıraladığım tekniklerden bahsedeceğim.

    1. Özgün içerik üretin veya satın alın.
    2. Mevcut sayfalarınızı dönem dönem güncelleyin ve eski yazılarınızı uzatın.
    3. Site hızınızı arttırın.
    4. Mobil uyumlu temalar kullanın ve mümkünse AMP uyumlu hale getirin.
    5. Anahtar kelimeler yerine konuya odaklanın.
    6. Youtube seo konusuna önem verin.
    7. Backlink çalışması yapın.
    8. Analytics, search console gibi raporlama ve takip araçlarını düzenli kullanın.

    Sektörünüz veya web sitenizin amacı ne olursa olsun ziyaretçilere sunacak içeriğinizin kalitesi sitenizi belirler. İster tek sayfa ister onlarca sayfadan oluşsun her sayfadaki görseller ve başlık etkileyici olmalı. Bu başlık altında yer alan yazı, makale ve içerikleriniz ise okuyucuya fayda sağlayıcı, fikir verici ve ona değer katıcı özellikte olmalı. Bunlar için etkili makale yazmak ve SEO uyumlu içerik gibi konularda kendinizi geliştirebilirsiniz.

    Sitenizde hali hazırda yayınlanan yazıları ve sayfaları zaman zaman güncellemek belki de en etkili SEO tekniği olarak tavsiye edebileceğim bir çalışma. Ayda bir de olsa, bir gününüzü ayırarak bunları yeniden okuyup, varsa kelime hataları düzeltmek, güncellenen bilgileri değiştirmek, bir kaç cümle daha eklemek ve her defasında yazıyı bir adım daha öteye götürerek geliştirmek gerekli.

    Sitenizin hızı SEO teknikleri içerisinde belki yeni başlayan olarak sizi düşündürse de aslında sizde bir kaç küçük değişiklik ile sitenizin hızını arttırabilirsiniz. Öncelikle web sitesi içerisindeki resimlerin boyutlarını düşürün. Bunun için bilgisayarınızda kurulu gelen paint programını bile kullanabilirsiniz. Resimlerinizi 900*600 piksel gibi bir boyuta ayarlayabilir, yeniden kaydet diyerek düşürebilirsiniz. Telefonunuzdan veya bilgisayarınızdan bir web sitesi sayfası açtığınızda o sayfadaki tüm unsurların indirildiği mantığı üzerinde düşünürseniz içeriğinizdeki yazı dışı unsurları yani resim, video, flash, form vs. ne kadar azaltır ve boyutlarını düşürürseniz indirme dolayısı ile site açılma hızı düşecektir.

    Gelişen teknoloji ve artan mobil veri hızı sayesinde artık internet aramalarımızın büyük çoğunluğu cep telefonumuz üzerinden yapılıyor. Bu nedenle kullandığınız temanın mobil uyumlu olması ile sizi öne çıkarır. Ayrıca hızlandırılmış mobil sayfalar anlamına gelen AMP sayfalar da çok faydalıdır. Eğer WordPress kullanıyorsanız AMP eklentisi kurarak kolayca bu işi halledebilirsiniz. Bu SEO tekniği mantığında her sayfa için bir normal bir de AMP uzantılı sayfa oluşturulur. Kullanıcı cep telefonu ile arama yaptığında kendisine bu AMP uzantılı sayfa gösterilir ve bu sayfada diğer versiyonun aksine kenar çubukları, alt ve üst kısımlar gibi yazı dışı kısımları göstermeyerek hızlı açılma sağlar.

    Yazılarınızı hedef anahtar kelimeler ile doldurmak yerine yazı genelinde okuyucuya sağlayacağınız faydaya odaklanın. İçerik okunur, anlaşılır, akıcı, akılda kalıcı ve paylaşılası kalitede olması konusunda çaba harcayın. Youtube SEO alanında kendinizi geliştirin ve web sitenizi destekleyici videolar oluşturarak web sitenize referanslar verin.

    Sizin internet dünyasındaki referanslarınız diyebileceğimiz backlinkler ise diğer siteler, sosyal medya paylaşımları ve tanıtım yazıları ile sitenize giden linklerdir. Bunun için ücretli veya ücretsiz backlink çalışmaları yapabilirsiniz.

    Bu tüm çalışmalarınızı optimize etmek, mevcut durumu ölçmek ve performansı arttırmak için Google analytics, search console gibi web master araçlarını kullanmanız gerekli.

  • Milyoner Girişimcilerin Özellikleri

    Milyoner Girişimcilerin Özellikleri

    Girişimciler kazara milyoner olmuyorlar. Bu nadir başarıyı gösterebilmek için uzun yılların emeği gerektiği ortada. Çoğu zaman insanlar bu milyoner girişimcilere bakıp, bunlar şanslı yada zenginlik içinde doğmuşlardır kesin gibi bir önyargı ile baktıkları ortada.

    Tamam çok azı için bu doğru olsa da çoğu sıfırdan başlayıp zengin olan bu kişiler için geçerli değil.

    Milyoner olmak fokus, sıkı çalışma ve alışkanlıklar ister.

    Araştırmalar ve anketler sonucu ortaya çıkan bu milyoner girişimciler için ortaya konulmuş özellikler ve alışkanlıkları inceleyip sizi başarıya taşıyacak kendi alışkanlıklarınızı kazanabilirsiniz.

    1- Güne Erken Başlama

    İşyerine gelip, mailleri okuyup, kahvaltınızı yapıp, kahvenizi yudumlayıp işe başladığınız da saat kaç olmuş oluyor.

    Bir çok başarılı ve ünlü girişimcinin ortak alışkanlığı ise güne çok erken başlamak. Anketlerin bunların genelde 5-6 arası kalkıp çalışmaya başladıklarını gösteriyor.

    Erken kalkıp daha kimse başlamadan hayata başlayıp, mailler, yazışmalar, projeler gibi bir çok işi halletmiş olarak günlük rutin işlerine başladıklarında muhtemelen rakipleri daha sabah kahvelerinden henüz ilk yudumu bile almamış oluyorlardır.

    İşte onları bu yolda her zaman bir öne geçiren bir alışkanlık. Güne erken başlamak, daha fazla zaman ortaya çıkarmak.

    2- Durmaksızın Öğrenme

    Kuşkusuz sürekli güncel bilgileri öğrenmek sektördeki başarıyı, kişisel gelişim ile o alanda marka olmayı getiriyor. Başarıyı yakalamış ve devam ettiren tüm bu milyoner girişimciler günde en az 1-2 saatlerini okumaya ayırmaktalar. Hafta içi hafta sonu, iş günü veya tatil farketmeksizin öğrenmeye devam ediyorlar.

    Bu durmaksınız öğrenme alışkanlığı girişimciliğin de olmazsa olmazlarından. Bu sayede işi, sektörü, piyasayı, kişisel gelişimi, hayata bakışı, iş paış şekli ve yönetimi, hızlı anlamayı ve farklı açılardan bakmayı öğrenip hayatlarına katma şansı yakalıyorlar.

    3- Sıkı Çalışma ama Çok Sıkı

    Kısa yoldan zengin olma ülkemizde çok yaygın bir arayıştır. Örneğin “sizi milyoner yapacak 10 yöntem” diye bir e-kitap yazsanız binlerce satarsınız ve okunur. Ama “başarı için daha fazla çalışma teknikleri” diye bir yazıyı 1 tane okuyan bulamazsınız.

    Oysa ki başarıyı yakalamış tüm kişilerin tükenmek bilmeyen bir enerji ile çalıştıklarını görürsünüz. İnsanlar Facebook’un kurucusu Mark’a bakıp, vay be şöyle kolay para kazansam dediklerini duyuyorum. Oysa bu onun 11. girişimi, Facebook ve öncekiler için harcadığı mesaiyi tahmin edemezsiniz. daha da ötesi bir çoğumuzun bu başarıyı yakaladığında yatarım diye hayal edeceği noktada olmasına rağmen hala günde 14 saatten fazla çalışmakta.

    4- Bütçe Yapmak ve Ona Sadık Kalmak

    Kulağa pek hoş gelmese de bütçe yapmak hem iş hayatında hem de özel hayatınızda başarı için olmazsa olmazlardan. Özellikle milyonerliğe giden yolda bütçe yapmanın yanında onu uygulayabilmek daha da önemli.

    “Milyoner komşum” isimli kitabında ortaya konulduğuna göre sıfırdan zengin olan girişimcilerin en temel ortak özelliği ne kadar paraları olursa olsun, bütçe yapmaları ve ona sadık kalmaları. Zira eğer daha yolun başında iken kazandıklarınız ile harcadıklarınız arasında fark olur ise aylık belki 100-200TL açılırsınız ama milyonerliğe giden yolda da bu alışkanlıklarınız devam eder ise açık 10 bin-100 bin gibi rakamlara ulaşacaktır.

    Ayrıca ilerlemek ve işinizi daha da büyütmek için kullanmanız gereken parayı hızla savurmaya başlarsanız işinizin büyümesi duracaktır. Bazen durmak ise düşmek demektir.

    5- Net Hedefler ve Çalışma Planı

    Önünüze net, belirli ve ölçülebilir hedefler koymak çok önemli. Bugün şu işi yapacağım, bu hafta şu projeyi, önümüzdeki ay şu görüşmeleri, seneye şunları yapacağım diye çalışma planı yapmak da öyle.

    Bir çok girişimciye sorsanız hedefiniz ne? Cevaplar genelde benzerdir, başarılı olmak, para kazanmak, zengin olmak gibi. Ama bunların hiç birisi net hedef değildir. Zengin olmak ama ne kadar şu an benim için borçsuz olmak bir da bir zenginlik, 100bin de milyonda.

    Daha net hedefler. Bu yıl şu kadar müşteriye ulaşacağım, şu kadar ciro yapacağım, şu kadar ders geçeceğim, şu kadar kitap okuyacağım gibi. Bu hayatın her adımında sizi başarıya motive eder.

    6- Başarısız Olmaktan Korkmamak

    Genelde başarısızlık yada başarısız olma korkusu özellikle girişimcilerin bir başlangıç yapmalarına, denemelerine yada gelişmelerine engel olur.

    Oysa ki, milyoner girişimciler için başarısızlık sadece diğer bir öğrenme yöntemidir. Tabi ki riskleri hesaplamak, akılcı olmak önemli ama bazen karşıya geçmek için dibini görmediğin suya atlaman da gerekir.

    7- Ara Vermek ve Kendine Zaman Ayırmak

    Yukarıdaki özelliklerdeki çoğu girişimci için durmak, ara vermek ve kendine zaman ayırmak kolay değildir.

    Ama başarılı kişilerin ortak özellikleri arasında düzenli yaptıkları hobileri, haftalık tatil günleri, sosyal zamanları, aile zamanları olduğunu görürsünüz.

    Zira arada mola vermek, boş zaman ayırmak hem vücudunuz ve beyninizi yenileyerek enerji toplamanıza yardımcı olur hem de kreatif fikirler genelde böyle zamanlarda ortaya çıkar.

    Başarı ve zenginlik rastgele olagelen şeyler değildir. Tabi ki nasip de ayrı bir mevzu. Ama sıkı çalışma, net hedefler, dikkatini verme ve iletişim kuşkusuz en önemli anahtarlar.

    Size bu milyoner girişimcilerin özelliklerinden kendinize uyarlar, yeni alışkanlıklar edinip başarı yolunda yürümeye hatta koşmaya başlarsınız.

  • Avrupa Patenti Nedir, Nasıl Alınır

    Avrupa Patenti Nedir, Nasıl Alınır

    Avrupa Patent Ofisi(EPO) tarafından yürütülen ve Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa Patent Antlaşması(EPC) ile kuralları belirlenen şekli ile bir merkezden Avrupa ülkelerinde patent alma işleminin tamamlanmasının kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.

    Kısaca Avrupa patenti; EPO’ya yapılan bir başvuru ile araştırma ve incelemelerin bir merkezden yapıldıktan sonra tescilin yayınlanması ardından üye ülkelerde fasikül yayınlanması ile ilgili ülkelerde patentin geçerlilik kazanması işlemidir.

    Avrupa Patenti İşlem Sırası ve Prosedür

    • Başvuru
    • Araştırma talebi
    • Başvurunun yayını(18. ay)
    • İnceleme talebi
    • Tescil
    • Tescilin yayını
    • Validasyon

    Avrupa Patentinin amacı, bağımsız bir patent yasasının tekdüze yapısına dayalı olarak patent vermek üzere tek bir Avrupa Patent Süreci oluşturarak, Üye Ülkelerdeki buluşların korunmasını daha kolay, ucuz ve güvenilir yapmaktır.

    Siz de yurtdışı patent başvurusu yapmak, buluş, tasarım ya da markanızı uluslar arası arenaya çıkarmak istiyorsanız Patent Vekili hakan Kaya 0544 258 20 20 ile iletişime geçebilirsiniz.

  • Ölmeden Önce Görülmesi Gereken Yerler

    Ölmeden Önce Görülmesi Gereken Yerler

    Dünyanın cennet köşelerinden birisi olan ülkemizde o kadar çok nadide ve güzel yerler var ki, keşfetmemizi bekleyen.

    Bugün ölmeden önce görülmesi gereken yerler listemizde Türkiye’de henüz gitmedi iseniz mutlaka gezilecek yerler listenize olmanızı önerdiğim 10 yerden bahsedelim.

    Özellikle yurt dışı seyahatlerimde muhatap olduğum insanlar Türkiye’den konu açıldığında, ben Türkiye’ye geldim şuraları gezdim ama en harikası şurası idi diye anlattıklarında bunların çoğuna henüz benim gitmemiş olmam hep içimi yakar. O nedenle ben de gezilmesi gereken yerler listemi oluşturdum ve buralara fırsat buldukça seyahat ederek güzel ülkemizi daha çok keşfetmek istiyorum. Yani yabancı turistlerin binlerce kilometre öteden zaman ayırıp gelerek ziyaret ettikleri birçok harika yeri bizim hiç gitmemiş olmamızı telafi etmek gerek.

    1 Cunda

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Cunda Adası

    Ege’nin şirin köşelerinden birisi olan Cunda, sakin ve dingin bir gezi arayanlar için ideal gözüküyor. Kurtuluş Savaşı sırasında ilk kurşunu sıkanlar arasında yer alan Ali Beye ithafen Ali Bey Adası olarak da bilinir. Haritada küçük gözüktüğüne aldanmayın, araba ile etrafını dolaşmak 1 saatten fazla sürer.

    Burası uzun yıllar Rumların yaşadığı, eski dönem kilise, yel değirmeni ve taş evlerin yer aldığı, Girit mutfağı esintileri de taşıyan zamanın durduğu yerlerden. Ayvalığın hemen yanında yer alan Cunda adasına vardığınızda özellikle taş kaplı sokaklarında gezerek o güzel evleri ve sokak manzaralarını yaşayın. İnstagram hikayeleri atmak için harika bir mekan 😀

    Yukarıya doğru baktığınızda tepede Agios Yannis Kilisesi gözünüze çarpar. Oraya doğru çıkıp hemen kilise bitişiğindeki kafede Cunda ve Ege manzarası eşliğinde içecekleri yudumlayarak manzaraya kendinizi bırakın. hemen kilisenin üst tarafında yer alan yel değirmenini de görüp yine o dar ve sevimli sokaklardan aşağıya doğru kendinizi bırakın.

    Sahil kısmında özellikle denizin dingin olduğu zamanlarda harika akşamüstü manzarası cezbedici. Bunun yanında mevsiminde denize girebileceğiniz plajları da var. Cunda hafif hafif gezip takılmayı seven benim gibiler için harika bir destinasyon.

    2 Kapodokya

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Kapadokya Peri bacaları ve Balon Keyfi

    Dünya harikalarından birisi de Kapadokya bölgesine ününü veren peri bacaları. Volkanik kayaların yıllar içerisinde su ve rüzgar etkisi ile aldığı yeryüzü şekilleri ve bunun yanında kayalara oyularak yapılmış insan yapımı mekanlar. Buraya geldiğiniz de benim gibi yükseklik korkunuz yok ise sıcak balon turuna katılıp, at ile gezinti yapabilirsiniz. Ama sabah yada akşamüstü şu manzaraya karşı bakıp, hafiften güneş doğarken yükselen balonlar ile birer umut yeşertebilir, akşamüstü güneşin kızıllığında kendinizi burayı oluşturan binlerce yıllık geçmişi düşünüp çayınızı yudumlamak en güzeli.

    3 Kelebekler Vadisi

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden faralya Kelenekler Vadisi

    Fethiye’ye 1 saat uzaklıkta yer alan bu harika koya araç ile ulaşım yok, üst kısımda yer alan Likya döneminden kalma yerleşim yeri kalıntıları da içeren Faralya köyüne kadar gidip yürüyerek ulaşanlar olsa da özellikle yaz sıcağında sıkıntılı olabilir. Onun dışında tekne ile ulaşım, bölgedeki yakın bir çok turistik yerden günübirlik tekne ile buraya gelebilirsiniz. Buraya ismini veren ise vadiyi çevreleyen eteklerinde kaplan kelebeği başta olmak üzere bir çok gece ve gündüz kelebeğinin yaşıyor olması. Denizin rengi güzel ama yüzme ayakkabısını yanınızda bulundurmanız tavsiye ediliyor.

    4 Uzungöl

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden uzun Göl

    Trabzon Çaykara ilçesine bağlı bu nadide yerleşim yeri adını ortasında bulunan gölden alıyor. Her ne kadar yapılaşma ile görsel güzelliğini hızla kaybetse de hala benim görülmesi gereken yerler listemde yerini koruyor. Göl etrafında turlayıp, yukarıdaki yamaçlardan manzarayı seyretmek harika olur.

    5 Büyükada

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Büyükada

    Eskiden roma ve bizans döneminde imparator ailesinden olan için sürgün yeri olan ve buralardaki manastırlara kapatılmalarından dolayı prens adaları olarak da bilinen İstanbul açıklarındaki adalardan en büyüğü olan Büyükada dokusu, tarihi ve dinginliği ile davetkar.

    6 Pamukkale

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Pamukkale

    Dünyanın en güzel doğal oluşumlarından birisi olan Pamukkale travertenlerine ayağınızla dokunmanız, hemen yanındaki Hierapolis ve Laodikya antik kentleri ile tarihe dokunmanız ve yakınında bulunan Karahayıt ile termal sulara girmeniz için Cennet ülkemizin güzel bir köşesi. Burası yıllar içerisinde çıkan sıcak suyun akarken buharlaşması esnasında içindeki kireç ve kalsiyum maddelerinin yüzeyde üst üste birike birike oluşturduğu beyaz minik doğal havuzlar diyarı.

    7 Nemrut

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Nemrut Dağı dev heykeller

    Dev heykellerin yer aldığı UNESCO tarafından korumaya alınan Adıyamanın Kahta ilçesi yakınındaki Nemrut dağı kralların ve tanrıların taşlaştığı yer olarak bilinir. Buradaki heykeller bölgedeki eski Krallıklardan Kommagene Kralı Antiochus’un buraya gömülmesi ve vasiyeti üzerine bu dev heykellerin ve figürlerin yapılması ile günümüze ulaşmış olanlardır.

    Nemrudun zirvesine çıkmışken buradan gün batımı ve harika manzarayı da izlemeden olmaz.

    8 Sümela Manastırı

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Sümela manastırı

    Trabzon’un Maçka ilçesi sınırları içerisinde yer alan 1.600 yıl önceden bugüne uzanan bir manastır. Son yüzyıla kadar kullanılmış olan manastır maalesef özellikle define avcıları tarafından fazlaca tahrip edilmiştir. haftanın her günü açık olan manastırı ziyaret edebilirsiniz. Burada yaşamış insanlar bu kadar izole bir hayatı nasıl yaşadıklarını da tefekkür edebilirsiniz.

    9 Mardin

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Tarihi Mardin Taş Evler

    Mardin kadim Dicle ve Fırat nehirleri arasında yer medeniyetler beşiği bir şehir. Mimari yapısı ve evleri ile meşhur olmasının yanında Mardin Kalesi, Zinciriye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı gibi yerleri de gezmeden dönmeyin. Mardin’e en kolay şekilde İstanbul ve Ankara’dan hava yolu ile ulaşabilirsiniz. Mutfağını ve lezzetlerini de keşfetmeyi unutmayın.

    10 Kabak Koyu

    Türkiyede Görülmesi Gereken Yerlerden Kabak Koyu

    Kelebekler vadisi ile birlikte gezilebilecek bu koy Ölüdeniz’den Antalya tarafına doğru haritada göz attığınızda bulabileceğiniz bir yerde. Araç ile yakınına kadar ulaşabileceğiniz gibi Ölüdeniz’den tekneler ile de ulaşım imkanı var. taşlı bir sahili yeşilin ve mavinin buluştuğu bir dinginlik ile sizi karşılıyor kabak koyu.

    Bunlar şu anda benim listemde ilk sıraları kapmış Türkiye’de görülecek 10 yer ama belki daha önceki yazılarımdan da bilirsiniz ben bir İstanbul aşığıyım ve fırsat buldukça ziyaret ederim. Siz de eğer İstanbul’da nerelere gidilir, nerelere gezilmeli, neler yapılmalı gibi sorulara cevap arıyorsanız İstanbul için çok güzel tavsiyelerin yanında Türkiye’de görülmesi gereken 50 yer için oluşturulan şu listeye göz atabilirsiniz.

    https://gezilmesigerekenyerler.com/turkiyede-gorulmesi-gereken-50-farkli-gezilecek-yer
  • İlk İntiba ve Etkili Kullanımı

    İlk İntiba ve Etkili Kullanımı

    İlk intiba çok önemlidir sözünü sık duymuşsunuzdur. Araştırmalar ve tecrübeler gösteriyor ki, ilk defa katılacağınız bir görüşme, sunum, konuşma veya tanışma sırasında özellikle ilk 5 dakika çok önemli.

    Bir müşteriye ürününüzü tanıtacaksınız yada belki girişiminiz için yatırımcı ile görüşeceksiniz yada beğendiğiniz birisine duygusal olarak açılacaksınız, işte hepsinde ilk intiba her şeyi değiştirecek kadar çok önemli.

    Belki de günlük hayatta veya bir etkinlikte tanıştığınız kişi, girişiminiz veya kariyeriniz için dönüm noktası olacak. Ama o kısa sürede kendinizi, iş fikriniz, uzmanlığınızı ve kişiliğinizi nasıl pazarlayacaksınız. Ve bu pazarlama fırsatını oluşturacak o güzel ilk intibayı nasıl oluşturacaksınız.

    Bu demek değil ki, aynanın karşısında saatler harcayın, lüks markalardan takım elbise alın, iyi bir araba ve güzel aksesuarlar alın. Bunlar artık eski etkinliğini kaybeden out olmuş klişeler. Onun yerine aşağıdaki 5 noktaya dikkat ederek güzel bir ilk izlenim uyandırma şansını yakalayarak akılda kalıcı olabilirsiniz.

    1- Kendinizi İyi Tanıtın

    İlk olarak girişler genelde kendini tanıtmak ile başlar. Diğerlerine kendinizi en doğru şekilde ifade etmenin yöntemi ise öncelikle ama öncelikle kendinizi anlamanızdır. Siz kimsiniz, ne iş yaparsınız, güçlü özellikleriniz ve bu ortamdaki bulunma nedeniniz.

    Kendini tanıtma sırasında uzun uzun, gereksiz yada oradakileri ilgilendirmeyen detaylara hiç girmeyin. Bir tane özellik veya tanım geliştirip sadece onu söyleyin. Eğitiminiz, firmanız, becerileriniz ve yaptıklarınız gibi konulara yeri gelirse değinebilirsiniz ama ilk tanışma anında değil.

    2- İki Defa Dinleyin Yarım Defa Konuşun

    Dinlemek, çok basit bir eylem. Karşınızdakilerin konuşurken gözlerine bakmak, dikkatle dinlemek ve başını sallamak gibi onaylama hareketleriyle takipte olduğunuzu göstermek, konuşan kişiye kendisine değer verdiğinizi gösterir ve ilk çinkoyu kazanırsınız.

    Çok konuşmayın, belki hemen her şeye değinmek istiyorsunuz ama karşınızdakilerin sizi onaylamadan söyleyeceğiniz ve anlatacağınız her şey boşa gidecektir.

    Baktınız ki çok konuştunuz, hemen konuyla ilgili yada onların bir öncesinde anlattıkları şeylerle ilgili sorular sorup onları konuşmaya dahil edip dinleyici pozisyonuna sık sık geçin.

    3- Tanıştırıcı ve Birleştirici Olun

    Bu konuda yetenekli değilseniz bile kendinizi geliştirmeniz gereken bir alan. Yeri geldiğinde konuya hakim, o sorunu çözecek veya o işi yapacak tanıdıklarınız var ise onları tanıtmaktan çekinmeyin. Bu hem her iki tarafa fayda sağlayacağı gibi, karşınızdakilere, ben tanıştığım herkese fayda sağlarım mesajı verecektir.

    Ama bu bir üstte dediğimiz gibi çok iyi dinleme ile birleştirilmesi gereken bir özellik. Yani karşınızdakini çok iyi dinlemeli, problemi anlamalı ve ona göre en doğru çözümü sunacak kişiyi tanıtmalısınız. Mümkünse bu tanıttığınız kişi ile de en geç 1 hafta içinde bir araya getirerek birleştirici olmalısınız.

    4- Fikrinizi veya Tavsiyenizi Sunun

    Genellikle fikriniz veya tavsiyeniz sorulduğunda ilk tanışmalarda insanlar çekingen davranıp topu defansa atarlar. Bu konuda verici olun, ister sorulsun isterse yeri gelsin fikir, öneri, tavsiye veya tecrübenizi uygun bir dille sunun. Karşınızdakilere yardımcı olmaya özen gösterdiğiniz ve onların hayatına değer kattığınız imajını oluşturduğunuz anda onlarda size geri vermeye hazır olacaklardır.

    İlk intiba açısından bu değer oluşturma konusu kadar etkilisi yoktur. İyi izleyici ve iyi dinleyici olarak ortamdaki mevzuyu, sorunu veya işi çözüp ona en uygun değer ile ortaya çıkmak sizi günün adamı/kadını yapacaktır.

    5- Vücut Dili

    Genelde konuşurken ama özellikle de ilk defa bulunduğumuz ortamlarda konuşurken ağzımızdan çıkan kelimelere o kadar odaklanırız ki, vücut dilimizin ne dediğini unuturuz.

    İster ilk defa tanışın isterse 30. görüşmeniz olsun vücut dilinizin ne dediği her zaman dilinizin söylediğinden daha önemlidir.

    Öncelikle rahat olmak çok önemli. Kollarınızı birleştirmek, ellerinizi cebinize atmak, gözünüzü kaçırmak, başka şeylere odaklanmak, ayaklarınızı sallamak, elinizde bir şeyler çevirmek gibi ofansif veya defansif karşılanacak her türlü hareketten uzak durmak gerekiyor.

    İster konuşuyor olun ister dinliyor göz kontağı çok önemli. Konuşanı tam karşınıza almak, otururken veya ayakta iken omuzların hafif geriye çekerek güçlü duruş sergilemek çok önemli. Bu konularda pratik yaparak, deneyerek ve sürekli vücut dilinizi kontrol ederek zaman içerisinde kendinizi geliştirebilirsiniz.

    Daha onlarca farklı şey ilk intiba konusunda yapılacaklar veya dikkat edilecekler listenize eklenebilir. Ama bu 5 noktada kendinizi geliştirerek ilk defa tanıştığınız insanlarda akılda kalıcı bir izlenim bırakabilirsiniz.

  • Büyük Fikriniz Neden Kimsenin Umurunda Değil

    Büyük Fikriniz Neden Kimsenin Umurunda Değil

    Girişimcilik doğası gereği büyük fikirlere sahip olmaktır. Ama az ileride mutlaka sizden daha büyük fikirlere sahip birileri mutlaka vardır.

    Oysaki başarılı girişimcilik en büyük fikre sahip olmak değil fikirleri en iyi anlatan olabilmekle başlar.

    Girişimci arkadaşların o büyük fikirlerinin tel başına kendini satacağına, yolu açacağına ve yatırımcıları yemleyeceğine inanmaktalar.

    Oysaki tecrübelerim gösteriyor ki; günün sonunda o en iyi fikre sahip olan girişimci değil, fikrinin mükemmelliğini insanlara en iyi anlatabilen girişimciler başarıyı yakalıyor.

    Slogan Bir Yere Kadar

    Belki tanınmış markalar için reklam savaşlarında güzel hatunlar, görsel şölenler eşliğinde en iyisi biziz sloganı iş yapabilir.

    Ama girişimciler için benim harika fikrim, bu fikir yıkılıyo dostum, bu bence ülkenin en iyi fikri gibi sloganlar maalesef iş yapmaz.

    Bu bilgi çağında, fikrinizin harika olduğunu değil fikrinizin insanlara ne sunduğunu anlatmalısınız. Hangi dertlerine deva oluyor, hangi avantajları sağlıyor ve nasıl hayatlarına katkı yapıyor.

    Fikrini ve Kendini Pazarlamayı Öğrenmek

    Değindiğimiz gibi neye sahip olduğun onu nasıl yansıttığın, nasıl sunduğun ve pazarladığın önemli. Bir iş fikrini pazarlar iken aynı zamanda kendinizi de satmayı unutmamalısınız.

    Eğer girişimci olarak bir yatırımcı ile görüşüyorsanız iş fikrinizin ürettiği değer kadar girişimci olarak sizin işe katacağınız değeri hesaplayacaklardır.

    Başlamak

    Girişimci hakkında diyebileceğimiz diğer bir tanım da; en iyi iş fikrine sahip kişi değil, bir iş fikrini hayata geçiren kişidir.

  • Yeni SEO Stratejileri

    Yeni SEO Stratejileri

    Web sitesi ve diğer online varlıklarınızın Google gibi arama motorlarında öne çıkarak daha fazla potansiyel ziyaretçinin gözünün önüne gelmesi için yapılan çalışmalar bütünüdür SEO.

     Bu çalışmalar arama motorları algoritmalarını değiştirdikçe gelişmekte ve evrilmektedir.

    Google arama sonuçlarından;

    • %30: Reklamlara tıklanma oranı,
    • %70: Organik sonuçlara tıklanma oranı.

    Her tıklanması ücret olan reklamlar ile %30’a mı hitap etmeye çalışmak yoksa, daha düşük maliyetli ve uzun vadeli kazanç sağlayan %70’e mi hitap etmeli.

    Cevap ortada. Tabi ki e-ticaret sitesi, ürün lansmanı gibi konularda reklam hızlı dönüşüm için ideal ama yanına mutlaka SEO stratejileri eklenmeli.

    Eskiden backlink almak, link döngüsü, her yerde tanıtım yazısı ve sosyal medya paylaşımları SEO uzmanı arkadaşlar tarafından en çok kullanılırdı. Ama artık yeni güncellemeler ile google farklı şeyleri ölçümlemeye ve sıralamaya etki eden şeyleri değiştirdi.

    Yeni SEO etmenleri;

    • Reputation: Yani saygınlık ve alanda otorite olarak değerlendirebileceğimiz kavram
    • User Experience: Kullanıcı deneyimi,
    • Sayfa hızı,
    • Mobil uyumluluk,
    • SSL sertifikası,
    • Sosyal medya,
    • İçerik yaşı,

    Gelin bu kavramlardan özellikle 2018’de öne çıkan kullanıcı deneyimi ve 2019’da belirleyici olacak olan saygınlık ve otorite olmak konusuna değinelim.

    OTORİTE VE SAYGINLIK

    Bundan sonra artık sitenin, markanın yada yazarın konudaki otoritesi yani saygınlığı en önemli etken haline geldi. Yeni bir içerik ürettiğinizde google aramalarında üst sıralara yükselme konusunda yazının kalitesi yanında yazanın, yayınlandığı web sitesinin veya firmanın otoritesi de önemli.

    Örneğin “amazon dropshipping” alanında yazılar yazıyorsanız sizin kişisel olarak “amazon” hakkındaki bilgiler konusunda kişisel markanız burada önem kazanıyor. Zira kullanıcılar belirli bir alanda marka olmuş ve kabul görmüş kişilerin yazılarına daha çok itibar ediyorlar. Tabi doğal olarak google amca da.

    Bu otoriteyi sağlamak nasıl olacak peki? İşte o birazda kişisel markalaşma ile alakalı, bu konuda İngilizce konusunda az biraz bilgili olan arkadaşlarımız “personal branding” konusunda arama yaparak çok değerli bilgilere, ilham verici hikayelere ve ip uçlarına ulaşabilir.

    İÇERİK OTORİTESİ

    Biliyorsunuz botlar ziyaretçilerin sitenizdeki kullanıcı haraketlerini incelemekte. Bir yazı için içeriğinize gelen kullanıcı yazıyı sonuna kadar okuyor mu, yoksa ilk iki paragrafı okuyup geri çıkıp diğer arama sonuçlarına mı bakıyor?

    Eğer diğer arama sonuçlarına dönüyorsa maalesef yazınızın otoritesi düşmekte ve sayfanız aşağıya doğru itilmekte.

    Ama kullanıcı içeriğiniz okuyor, içinde zaman geçiriyor ve bir sonraki adıma geçip google arama sonuçlarına dönmüyorsa, yada yeni sekmede açtığı diğer sonuçlarda sizinkisinden az zaman geçiriyorsa işte bu otoritedir. Bir sonraki adım benzer yazılar sekmesinden bir yazıya geçebilir, ana sayfa, hakkımda yada iletişim sayfalarına geçebilir yada yazı içerisindeki linkler ile ilerleyebilir.

    Burada çok yanlış anlaşılan bir mevzu ise sürekli site içerinde ziyaretçiyi tutmaya çalışmak. Bunun yerine sitenizdeki ilgili sayfaya yönlendirme kadar okuyucunun bilgisini tamamlayıcı dış sayfalara da gönderebilirsiniz. Bu yazınızı okuayn kişinin yapacağı bir sonraki adıma yönlendirmek, varsa konuyla ilgili resmi bir kalvuza link vermek, konunun daha detaylı anlatıldığı bir forum, blog yada youtube videosuna yönlendirmek olabilir.

    Ki bu durumda, sizin yönlendirdiğiniz sayfada da çok zaman geçirir ise buda sizin ve sayfanızın otoritesine katkı sağlar. Kısaca bir pazarlama ve marka yönetim bakış açısı ile konulara bakmakta fayda var.

    SAYFA HIZI

    Artık web sitenizin yada ilgili sayfanın açılma hızı çok önemli hale geldi. Özellikle ziyaretçilerin 3de 2sinin mobil cihazlardan eriştiği ülkemizde mobil uyumluluk ve hız öne çıkıyor.

    Mobil ve desktop için “page speed” test yazıp bulduğunuz kaynaklardan yada “Google search console”dan yapabilirsiniz. Özellikle wordpress bir site kullanıyorsanız bir eklenti ile kolayca halledebileceğiniz gibi mobil sonuçlar için AMP sayfalar geliştirmek faydalı.

    SSL Sertifikası

    Sitelerin http’den https’ye geçmesini ve kullanıcıları daha güvenli sörf yapmasını amaçlayan Google artık SSL sertifikalarısı olmayan siteleri “güvenli değil” olarak işaretleyerek negatif yönde itmektedir.

    REKLAM VE SEO

    Bir çok seo uzmanı yada profesyoneli özellikle yeni sitelerde google reklamları yada sosyal medya reklamları ile siteye ziyaretçi çekmenin SEO’ya faydası olacağını söylerek müşterilerine reklam hizmeti satmaktalar.

    HAYIR, reklamların SEO’ya katkısı yok maalesef. İnternet reklamları sadece bir ROI için yani bir amaç için yapılmalıdır, satış, müşteri talebi toplama, marka bilinirliği, hizmet duyurusu gibi.

    SOSYAL MEDYA

    Artık hemen hemen hepimiz de, çocuktan ihtiyara herkesin elinde cep telefonu var ve ortalama 2 saati sosyal medya mecralarında geçiyor insanımızın. Dolayısı ile sizinde potansiyel kullanıcıların olduğu mecrada olmanız gerektiği için web siteniz için ürettiğiniz içerikleri buralarda paylaşmak kadar, sosyal medya mecraları için de o alanın dinamiklerine uygun içerik üretmek çok önemli.

    Facebook ve twitter paylaşımları tamam. Yazınızda geçen resim ve fotoğrafları pinterest üzerinde oluşturduğunuz ilgili panolara kaydetmek görsel aramalar başarısı için çok önemli. Ama profesyonel hizmet sunuyorsanız LinkedIn içerisinde bir post yazarak bu yazınıza link vermek hizmetler için inanılmaz fırsatlar sunar. Bu yazınızın ekran görüntüsünü veya ilgili bir resim ile altına konudan kısa bahsedip devamı için şuradaki yazıyı ziyaret edin şeklinde instagram paylaşımları ideal.

    Bunlar dışında önemli yazılarınız için Youtube videoları yapmak ve altlarına yazınıza link vermek bulunmaz nimet. Örneğin bu yazıyı hazırladıktan sonra kullandığım cep telefonu ile aşağıdaki videoyu hazırladım. Bu videoyu hem bu yazıya ekledim hem de video altına bu yazının linkini ekledim. Çift taraflı değer üretmek çok önemli. Tabi ki güzel videolar, harika geçişler ve güzel editler Youtube videosu işini cazip hale getiriyor ama yine de önemli olan içerik. benim yaptığım gibi basit ile başlayıp zamanla geliştirebilirsiniz.

    Online mecrada yaptığınız işlerin ve girişimlerin başarılı olması dileklerimle.

  • Dış Ticaret ve İngilizce

    Dış Ticaret ve İngilizce

    Bir çoğumuzun ilk okul sıralarından beri hayatına giren İngilizce ilerleyen zamanlarda hayatımızın akışına göre yolunu değiştirmiş olabiliyor.

    Evrensel bir dil olan İngilizceyi bilmek insanlara hayatlarının bir çok alanında kolaylık sağladığı gibi, insanlar arası ilişkilerde de kişiyi bir adım öne taşıyor. İngilizce bilmenin kişiye bir çok alanda faydası olduğu doğrudur fakat bazen şartlar buna izin vermeyebiliyor. Bu noktada İngilizce konuşan insanlarla iletişime geçme ihtiyacımız için İngilizce tercüme şirketleri imdadımıza yetişiyor.

    Globalleşen dünyada artan iletişim ihtiyacı, bizi bazen dünyanın öbür ucundaki insanlarla iletişim kurmaya sevk edebiliyor. Dünyada 300 farklı dilin aktif olarak konuşulduğunu düşünecek olursak herkesin bu dilleri bilmesi imkansızdır, fakat evrensel bir dil haline gelen İngilizce muhtemelen sizin iletişim sorununuza çözüm olacaktır. İngilizce biliyorsanız iletişim kurma şansınız olacak, bilmiyorsanız bir İngilizce tercüme uzmanına ihtiyacınız olacaktır. Türkiye’de yabancı sermayenin artması ve dış ticaret hacminin büyümesiyle bir çok firma yurt dışı alışverişler yapmaktadır. Bu alım ve satım işlemlerinde bir İngilizce tercüme bürosu ile çalışmaktadırlar.

    İngilizce tercüme büroları, insanların iletişim ihtiyaçlarını karşılamada önemli hizmet dallarından biridir. Fakat tercüme konusu hassas bir konu olduğu için bazı hususlara dikkat etmeniz gerekmektedir. Bu hususları şöyle sıralayabiliriz.

    Güvenilirlik ilkesi

    İletişim kurduğumuz kişilerin ağzından çıkacak tek bir söz bile bazen bizim için önemli olabilir. O nedenledir ki tercüme konusunda anlaşma sağlanırken İngilizce tercüme bürosunun güvenilirliği mutlaka sorgulanmalı yeminli bir tercüme bürosu olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca tercüme bürosu ile gizlilik sözleşmesi de imzalanarak gizlilik haklarının ihlali önlenmelidir.

    Akıcılık ve Hızlılık

    İngilizce tercüme konusundaki en önemli noktalardan biri de tercümanın çeviriyi akıcı ve hızlı şekilde yapabilmesidir. Alanında uzman tercümanlarla yapacağınız çalışmalarda tercüman karşıdaki muhatabın anlatım şeklinde göre hızını ayarlar ve bu sayede siz muhatabınızın yüz ifadelerini yakalayarak düşünceleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Aksi takdirde konuşmaya yüklenecek anlamda farklılıklar oluşabilir.

    İngilizce tercüme hizmetini belgeden belgeye tercüme olarak alıyorsanız, hizmet aldığınız yerin editör hizmetlerine de dikkat etmelisiniz. Sizin çevrilmesi için verdiğiniz belgelerin imla kuralları çerçevesinde çevrilerek size doğru anlam bütünlüğünde teslim edilmesi önemlidir.

    Donanımlı Çevirmenler

    İngilizce tercüme hizmeti alacağınız kişinin gerekli belge ve donanımlara sahip, sizi yarı yolda bırakmayacak, işinizle alakalı gerekli tecrübe kazanımını yapmış kişi olmasına dikkat etmelisiniz.

    İngilizce tercüme hizmetleri konusunda yukarıdaki hususları dikkate alarak, kullanım alanına ve hedeflere uygun özelliklerde sizin için uygun olan bir tercüme bürosu ile çalışmalara başlayabilirsiniz.