Etiket: startup

  • İlk Defa İş Kuracaklara Tavsiyeler

    İlk Defa İş Kuracaklara Tavsiyeler

    İş kurmak söylemesi kolay ama yapması biraz zor bir işlev. özellikle de ilk defa iş kuranlar için. Zira bir işi bilmek çoğu zaman o işi kurmak ve büyütmek için yeterli olmayabiliyor. Zira üretim, sunum, satış, ödeme alma, finansman ve muhasebe, eleman yönetimi, markalaşma, planlama, resmi işlemler, satın alma, tedarik, satış sonrası işlemler vs. derken o çok konu ile ilgilenmeniz gerekir ki, muhtemelen bu alanların çoğunda daha önce fikir bile edinmemiş olabilirsiniz.

    Doğrusu tabi ki bu işleri bilenlere delege etmek olacaktır. Ama yeni başlayan girişimci için hem ekip kurma, hem de maliyet azaltma için bunların çoğu ile ilk başlarda kendisi ilgilenmesi, öğrenmesi ve kolay yollar oluşturması gerekecektir. O nedenle daha önce aynı yollardan geçenlerin tavsiyeleri ve fikirleri iş hayatınızı çok önemli ölçüde kolaylaştırır.

    Bu yazıda siz bazı ip uçları verecek ve yol gösterecek bazı tavsiyeleri sıralamaya çalışayım.

    Kitle Oluşturmak

    İş fikrinizi hayata geçirmeden önce o iş fikrinin müşterisi olacak potansiyel kişilerden bir kitleye ulaşmak kesinlikle çok önemli. bu hem aşağıda değineceğim müşteriye sormak kısmına ip ucu olması açısından hem de bir işletmenin can damarı olan satışa erken dönem başlayabilmek açısından çok kritik.

    Çevrenizde aynı iş alanında çok kişi olabilir ama asıl ihtiyacınız olan şey müşteri. Onun için birebir ziyaretler, e-mail veya sosyal medya iletişimi, ilgili müşteri kitlesinin gruplarına katılım ( bu bir Facebook grubu da olabilir bir etkinlik grubu da yada bir dernek veya oda gibi oluşumlarda), rakipleri iyi analiz etmek ve müşteri kitlenizi iyi belirlemek önem arz eder.

    Belirli bir kitleye sahip olmak sunacağınız ürün veya hizmeti şekillendirmenize yardımcı olacağı gibi ilk satışlarınız için hazır bir kitlenin olması nakit akışınızı daha canlı hale getirir.

    Müşteriye Sormak

    Bir çok iş fikrini hayata geçiren girişimcilerde karşılaştığımız temel sorun ürün veya hizmeti gerçekleştirir iken kendi fikri etrafında geliştirmesi. Ama unutmayın siz kendiniz için değil müşteriniz için ortaya çıktınız. Özellikle geliştirme aşamasında potansiyel müşterilere ulaşmak, onlardan bir kitle oluşturmak ve onlara sorular sorarak, tasarımlarınızı göstererek yada düşüncelerinizi anlatarak geri dönüşler almak, ilk ortaya koyduğunuz hallerini denemelerini istemek gibi yaklaşımlar ile nihai şekline getirmek çok önemli.

    Bir aparat geliştirmekte olduğunuzu düşünelim belki sizin en önemli gördüğünüz özellik müşterilerinizde bir karşılık ifade etmiyor ve siz bu özelliği ortaya çıkarmak için belki haftalar harcadınız. Yada bir hizmet için rakiplerinizde olmayan bir özelik veya opsiyonu müşterilerinize sorarken öğrendiniz ve sadece küçük bir ayarlama ile potansiyel müşterilerinizin ağrı noktasına dokunacak ve problemlerine derman olacak bir yapı geliştirdiniz.

    Bu nedenle müşterilerinize sormayı önceliğiniz haline getirin. Tabi ki aile, arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınız vs. size fikir verebilir ama sizinle dinamik bir olmayan potansiyel bir müşteri kitlesinden geri dönüş almak ve onlara sormak altın değerindedir.

    Satış Odaklı Değil Marka Odaklı Bakmak

    Satış yeni başladığınız da zaman alacak bir deneyim. Bunun için kitle oluşturmak, netwörkünüzden yani çevrenizden yararlanmak, dijital pazarlamanın nimetlerinden yararlanmak yada benzeri iş yapan kişi ve firmalarla satış ortaklıkları oluşturmak gibi bir çok şey denenmeli.

    Ama en önemlisi satışın işinizin can damarı olduğunu bilmek ama uzun dönem sağlıklı bir iş hayatı için markalaşmaya önem vermek çok önemli. Daha ilk günden markanız, markanızın hikayesi, sunduğunuz değer, vaat ettiğiniz fayda gibi kavramları yazıya dökmeyi ve iş yerinizde hep aklınızda olmasını sağlamak için göreceğiniz yerde olmalarını sağlamak önemli.

    O nedenle yatırımınızı görünür şeylere olduğu kadar bu gibi gözle görülmeyen ama müşterinin kalbine dokunmanızı sağlayan markalaşma odaklı değerli dokunuşlara da yatırım yapın. Sunduğunuz ürün veya hizmetin ortaya koyduğu değeri ve çözümü ifade etmeye yönelik yatırım ofisinize harcayacağınız dekorasyon yatırımdan çok daha kıymetlidir.

    O nedenle ofis, mobilya, araç vs gibi ilk başta çok temel ihtiyaç olmayan şeylere paranızı harcamayın. Yalın girişim düşüncesi ile ihtiyacınızı karşılayan en ucuz ikincil şeylere yatırım yapın. ofise harcayacağınıza üretim yapan makinenin daha iyisini alın, işinizi gören bir araç ile yetinip fazlasını pazarlamaya ayırın, ihtiyaçları ve yatırımı temel (üretim için gerekli) ve ikincil olarak ayırın. önce temel gereksinimlere yatırım yapın, kazandıkça ikincil ihtiyaçlara yatırım yapın.

    İş kurmak bir ofis dekore etmek, kartvizit sahibi olmak yada mekanın olması değildir. İş kurmak bir iş fikrini hayata geçirmek, ona değer katmak, uzun soluklu bir marka ortaya koymak, insanların bu iş için buna gidilir dediği birisi olmaktır. Çözüm üretmek, yenilikçi yaklaşımları uygulamak ama eski değerlere ve etiğe de sahip olmaktır.

  • Girişimcinin Odaklanma Sorunu

    Girişimcinin Odaklanma Sorunu

    Yaşamın her alanında olduğu gibi iş hayatında ama özellikle girişimcinin çalışma alışkanlıklarında odaklanmak başarıyı getiren en önemli etkenlerden birisidir.

    Zira girişimcilik sermayeden ziyade emek ve zaman yoğun bir mesaidir.

    İş fikri oluşturmadan işi kurmaya, geliştirmeye ve büyütmeye ilerleyen yolda girişimci birbirinden farklı bir çok işi yapmak, öğrenmek ve bitirmek zorundadır. Bunlar müşteri bulmak, e-maillere bakmak, hesapları takip, fatura kesmek, görüşme ve toplantılar, satış, tedarik, ofis temizliği vs. bir çok alanda farklı farklı görevler olabilir. Doğal olarak işini büyütüp, eleman istihdam eder hale gelinceye kadar yada bazı işleri outsource etmeye başlayıncaya kadar kurduğu startup’ın tüm işleri onun omuzlarındadır.

    İşte tamda burada daha çok çalışmaktan ziyade verimli çalışmak devreye girmektedir. Verimli çalışmanın en önemli unsuru ise odaklanmaktır.

    Nasıl Odaklanabilirim?

    Bir çok girişimci zamanın yetmemesi, işleri yapamama, gereksiz ayrıntılarla uğraşmaktan elindeki işleri bitirememe gibi bir çok mazeretle çıkagelirler. Oysa ki sadece bir kaç adımla odaklanma alışkanlığı kazanmak, zamanlama mantığını kavramak ve kişisel çalışma verimliliğini arttırmak mümkündür.

    Dikkat Dağıtıcılar

    Çalışma ortamınız neresi olursa olsun öncelikle dikkat dağıtıcılardan arındırmanız gerekir. Dış sesler, hareket eden şeyler, sessizde bile çalışan bir TV, masanızdaki dergi kapakları yada aklınızdaki bir mesele gibi beyninizi siz fark etmeseniz de çalışmasına devam ettiren şeylerden temizlenmeniz gerekir. Çalışırken, düşünürken yada gündelik işlerinizi yaparken bu dış etkenleri kapatın.

    Bir çok kişi siz konuşun ben çalışırım, TV açık olsa da beni etkilemez yada dışarıdan gelen gürültü beni rahatsız etmez dese de beyin o kadar harika bir organdır ki, siz farketmesenizde bunları duymaya, düşünmeye ve yorumlamaya devam eder. Buda sizin hem odaklanmanızı hem de verimliliğinizi düşürür.

    Bunu şöyle de düşünebilirsiniz. Nasıl rampada aracınızın klimasını açtığınızda performansı düşüyor ise, beyninizi bölen her şey performansını düşürecektir.

    En İyi Zaman

    Sizin en verimli olduğunuz, güzel odaklandığınız ve performansınızın yüksek olduğu zaman hangisi?

    Çalışmalar göstermektedir ki insanların %90 için en verimli oldukları anlar ofis dışında oldukları zamanlardır. Özellikle sabahın erken saatleri, güneşin doğmasından hemen sonraki zaman en verimli zamanlar olarak ortaya çıkar. Bazıları için ise en iyi odaklandıkları ve üretken oldukları zamanlar ise gecenin ilerleyen saatleridir. Aslında bu gecenin ilerleyen saatlerinde verimli olmak gün içerisinde beynin bir motor gibi ısınması ardından sessiz, sakin ve dikkat dağıtıcılardan uzaklaştığı gece yarısı performans göstermesidir.

    Siz kendi kişisel beyninizin pik zamanını bularak o zamanda önemli, zor, öncelikli ve özen isteyen işlerinizi yaparak daha iyi odaklanma ile maksimum performans gösterek daha üretken olabilirsiniz.

    Günlük Plan

    Planlama ve zamanı etkili kullanmayı öğrenmek, beyninizi kullanmayı öğrenmek kadar önemli bir ikinci edinmeniz gereken alışkanlık olarak öne çıkar. Yapacaklarınızı akşam yatağınıza geçmeden önce yada yatağınızda planlamak bir sonraki gün üretken olmayı kolaylaştırır. Önemli ve yapılması gerekenlerden önemsizlere doğru sıralamak, neyi nasıl yapacağınızı akşamdan not düşmek, o günü sabah başlar başlamaz işinize odaklanmanızı, adım adım işleri bitirmenizi, zamanınızı yönetmeyi ve doğal olarak oradan oraya atlamadığınız için verimliliğinizi arttırır.

    Güne Sizi zorlayan işlerle Başlamak

    Nasıl güne enerji ile başlayıp zaman içerisinde performansınız düşüyor ise, beyninizde yoruldukça verimlilik azalacak odaklanması zorlaşacaktır. O nedenle zor, odaklanma isteyen ve önemli işler ile güne başlayıp daha kolay ve rutin işleri gün sonuna koymak çok fayda sağlar.

    Özellikle e-maillere bakmak, sosyal medya hesaplarınızı kontrol, arkadaşlarınızı ziyaret vs. gibi dikkat dağıtıcı işleri gün sonuna bırakmak fayda sağlar. Çünkü sıradan bile gelse okuduğunuz e-mail yada baktığınız sosyal medya hesapları kolayca beyninizin orada aldığı uyarılara odaklanmasını ve gün içinde onunla meşgul olmasına sebep olur.

    Beyninizde Bir Kas Gibidir

    Bir organ olarak beyninizde kaslarınız gibi kullandıkça yorulan, düzenli egzersizler ile gelişen ve antreman yaptırdıkça güç kazanan bir yapıdadır.

    Bir çok kişiden duyarsınız üniversitede iken yada şu zamanda beynim ne kadar iyi çalışıyordu diye. Aslında bu zamanla ilgili değil, o dönemde daha çok düşündüğünüz, okuduğunuz, kafa yorduğunuz ve beyninizi kullandığınız için bir kas gibi güçlenmesi ama zaman içerisinde rutin hayata geçişiniz ile zayıflaması nedeni iledir. Bu aynı düzenli spor yapan birinin sporu bırakması ile hızla kilo alması, hantallaşması ve kaslarının zayıflamasına benzerdir.

    Peki Nasıl Başlarım

    Burada beyninizi bir girişimci olarak nasıl geliştirebileceğiniz, odaklanmayı arttırarak nasıl verimliliğinize katkı bulunabileceğinize dair fikirlerimize yer verdik. Peki nasıl başlayabilirsiniz.

    Kişilerin hayat tarzına göre değişse de bunların aslında birer alışkanlık kazanma olduğunu kavramak lazım. İş yaşamınıza ve kişisel başarınıza olumsuz etkileri olan alışkanlıkları terk edip, fayda sağlayacak yeni alışkanlıklar kazanmak. Mesela “milyoner girişimcilerin özellikleri” gibi yazıları okuyarak başarılı kişilerin alışkanlıkları, günlük rutinleri ve yaşam tarzlarını kopyalayıp kendi hayatınıza uyarlayabilirsiniz.

    Beyninizi daha etki kullanmak ve odaklanma artışı için her gün artan bir oran ile adım adım başlayabilirsiniz. Akşamdan günlük plan yapmak, normal iş yaşantınızda beyninizi zorlayan işler yok ise sizi zorlayacak bir konuda öğrenme çalışmaları yaparak beyninizi zorlamak, öğrendiklerinizi düzenli tekrar etmek, küçük başarılarınızı ödüllendirerek kendinizi motive etmek gibi ip uçlarından başlayabilirsiniz.

  • Minnak Startuplar İçin Büyük İmajlar

    Minnak Startuplar İçin Büyük İmajlar

    Kim olduğunuz yada iş fikrinizden bağımsız olarak yeni kurduğunuz her girişim, işletme ve start-up küçük olarak başlar.

    Küçük başlamak girişimci için avantaj iken yatırımcı, müşteri, tedarikçi, partner ve pazarlama için dezavantaj olabilir. İşte tamda bu noktada o yeni kurduğunuz minnak startup’ınız için daha büyük bir imaj ortaya koymak bu sorunları aşmayı ve rekabet avantajı sağlamayı kolaylaştırır.

    Küçükten başlamak maliyetleri düşürmek, operasyonu kolay yönetmek, adım adım ilerleyerek sistemi kurmak gibi bi çok avantaj sağlar. Ama bir yatırım almak istediğinizde yada müşteri ile etkileşime geçtiğinizde büyüklük önem arz eder.

    Araştırmalar gösteriyor ki ister bir ürün satın, ister bir hizmet sunun müşteriler daha büyük işletmelerden yana tercihini kullanmaktadır. Belki küçük esnafın hızla kayboluyor olmasının sebebi de bu olabilir. Müşteri bir satın alma kararı verirken, karşısındaki firmanın büyüklüğü, kendisi ile iletişim kurabilecek kapasitede bir müşteri temsilcisinin varlığı, karşılaşabileceği problemlerin çözülebileceği gibi kurumsal firma kapasitesindeki kriterleri göz önünde tutmaktadır.

    İşte tam da bu nedenle yeni girişiminiz startup işletmeniz için daha büyük görünmek ve bu yönde imaj çizmek gerekliliği ortaya çıkar.

    Profesyonel Görünümlü Web Sitesi

    Her şeyin internette olduğu dönemde startuplar için web sitesi en önemli vitrin konumunda. İşinize uygun ve müşteri kitlenize hitap eden profesyonel bir internet sitesi hazırlamalısınız.

    Bu demek değil ki grafikler, slaytlar gibi hareketli ve cafcaflı şeyler ile sitenizi doldurmak anlamı çıkmamalı. Böyle bir site içerisinde müşteri yada yatırımcı aradığını bulamayacaktır. Bir işletmenin web sitesi o işletme için bir çok ip ucunu ortaya koyacaktır. O nedenle sitenizi profesyonel göstermek için aşağıdaki adımlara özen gösterebilirsiniz.

    • Sitenizin alan adı ve url’leri girişiminiz için kullandığınız marka ile aynı olmalı. Özellikle .com uzantılı bir alan adı almak işe başlamak için güzel bir başlangıç. Akılda kalıcı, markalaşmaya müsait ve diğer markalardan ayırt ediciliğe sahip bir domain.
    • Kolay Gezinim ziyaretçilerin sayfalar arasında kolayca gezinmesini, hakkımızda, iletişim, hizmetlerimiz, referanslar, çalışmalarımız ve portfolyo gibi bilgilere ulaşmalarını kolaylaştırmak
    • Ekip kısmında sizin, çalışanlarınız ve ortaklarınızın fotoğraflarını ve bilgilerini koymak

    Bunlar yanında bir seo uzmanı ile çalışarak web sitenizi ve sosyal medya hesaplarınızı yukarıya doğru taşımaya yardımcı olmalarını sağlayabilirsiniz.

    Sosyal Medya İmajı

    Web sitesinden sonra en önemli vitrininiz sosyal medya imajınızdır. Burada profil bilgileriniz, profil resminiz, paylaştığınız görsel ve içerikler kurumsal bir firma ciddiyet içerisinde olmalıdır. Ürün, hizmet ve işletme politikalarınız gibi paylaşımlar yanında müşterilerinize sunduğunuz ürün ve hizmetlerin faydası hakkında paylaşımlar yapmak da önemli.

    Bunun için sektörünüzdeki rakip firmaların sosyal medya hesaplarını inceleyerek başlayın. Nasıl bilgilere yer vermişler, neler paylaşmışlar, müşteriler ne yorumlar yapmışlar, bunlara nasıl cevap yazmışlar gibi bir çok detayı inceleyip faydalı bulduklarınızı not alın. Bu notlarınızdan derleyerek bir sosyal medya stratejisi oluşturarak düzenli ve programlı ilerleyin.

    Basın Bildirisi

    Basın bildirisi, tanıtım yazısı ve başka kaynaklarda bir firmaya ait bilgilerin yer verilmesi o startup için referans ve güven veren yazılardır. Sizde rakipleriniz, sektördeki firmaların basın bildirilerinden örneklemeler yaparak kendi basın bildirinizi hazırlayarak sektörel site ve yerel internet haber sitelerinde yayınlatabilirsiniz.

    Ayrıca ürün, hizmet, açılış yada yeni ofisiniz gibi bilgiler için haber tadında yazılar hazırlayarak yayımlayın. İşletmenizin hedef müşterilerinin takip ettiği web sitesi ve bloglarda tanıtım yazısı yayınlamak etkileşimi arttırır. Tanıtım yazısı için r10.net gibi forum sitelerinden yada süper içerik, bionluk, sadeceon gibi pazaryerlerindeki freelancerlardan yardım alabilirsiniz.

    Müşteri Etkileşimi

    Müşterileriniz yada potansiyel müşteri adayları ile etkileşimde iletişimin önemi çok büyük. Burada ulaşılabilir olmak kadar hızlı dönüş yapmak, doğru iletişim ve müşteri isteklerini çözebilmek çok önemli.

    • Ulaşılabilir olun. Telefon, mail, sosyal medya, Whatsapp veya diğer kanallar müşterileriniz nereden size ulaşmak istiyorsa siz de orada olun. Bu bir arama ise cevap verebilir yada kısa sürede geri dönebilir olun. Yazılan mesaj ve maillere cevap vermek için düzenli kontrol edin.
    • Anlayışlı olun. Bazen müşterileri anlamak çok zor olabilir. Büyük firmalar ise müşterileri ama özellikle de zor müşterileri idare etmekte ustalaşmışlardır. Siz de onlar gibi bu iletişimi yönetmeyi ve yönlendirmeyi öğrenin.
    • Arşivleyin. Müşteri iletişiminden gelen soru, görüş, öneri, şikayet ve tavsiyeleri not alın. Diğer firmalardan tedarik, ürün, partnerlik ve satış ortaklığı gibi talepleri de arşivleyin.